Guler Ocakbasi

Güler Ocakbaşı kebaplarının ve lahmacunun lezzetiyle dikkat çeken bir yer. Harbiye’de TRT Radyo Evi’nin karşı çaprazında Babil Sokak’ta bulunuyor. Bir sene kadar önce bir arkadaşımın tavsiyesiyle Güler Ocakbaşı ile tanışmıştım. İstanbul’da iyi ocakbaşı maalesef az var, Güler Ocakbaşı ise etin en lezzetlisini yiyebileceğiniz, çok samimi servis bulabileceğiniz en has ocakbaşılardan biri.

Güler Ocakbaşı sade ve özenli bir iç dekorasyona sahip. Ahşap masalar kumaş örtü ile kaplı. Güler Ocakbaşı’nın sahipleri Tokat’lı. Kendilerinin Tokat’ta çiftlikleri varmış ve kullanılan etlerin kendi çiftliklerinden getirildiğini söylüyorlar.

Güler Ocakbaşı’na gittiğiniz zaman lahmacununu mutlaka denemelisiniz. Lahmacunları ince hamurlu ve yumuşak, üzerinde kıyması bol. Lahmacunları bulundukları çevrede o kadar meşhur ki oraya gittiğim her seferde dışarıdan devamlı telefonla lahmacun siparişleri aldıklarına şahit oldum.

Güler Ocakbaşı’nda et dışında mezeler de var. Bu mezeler de lezzetli ama bunların lezzeti kebapların ve lahmacunun yanında sönük kalıyor. Güler Ocakbaşı’nda edindiğim izlenim etten ve kebaptan çok iyi anlayan bir ustaları olduğu. Bu usta da Ahmet Usta. Ahmet Usta kıymalı kebaplarda kıymayı zırhtan geçirerek elde hazırlıyor, bu sayede yediğiniz kıymalı kebaplarda et herzaman sulu kalıyor ve enfes bir lezzete sahip oluyor. Güler Ocakbaşı’nın en meşhur kebabı fıstıklı kaşarlı kebabı. Bu kebabı eti zırhtan geçirip kıyma haline getirdikten sonra içine antep fıstığı ve kaşar ekleyerek yapıyorlar. Kebabın kaşarı bol, masanıza geldiği zaman et yumuşacık oluyor.

Güler Ocakbaşı’nda bu sefer denediğim başka bir kebap ta sebzeli kebapları oldu. Bu kebap ta lezzetli ama aklıma hemen bu kebabı yapan Umut Ocakbaşı geliyor. Güler Ocakbaşı’nın sebzelisi lezzetli ama Umut Ocakbaşı‘ndakinin lezzeti bence daha iyi.

Güler Ocakbaşı lezzetli olduğu kadar hesaplı bir yer. Mezelerin tabağı 5TL, kebaplar 9-11TL arasında. Ayrıca kendilerine ait otoparkları var, otomobille gittiğinizde park sorunu yaşamıyorsunuz.
Adres: Cumhuriyet Caddesi Babil Sokak No. 37 Harbiye Elmadağ İstanbul
Telefon: 0212 241 18 66
Internet sitesi: http://www.gulerocakbasi.com/

>Guler Ocakbasi

>Güler Ocakbaşı kebaplarının ve lahmacunun lezzetiyle dikkat çeken bir yer. Harbiye’de TRT Radyo Evi’nin karşı çaprazında Babil Sokak’ta bulunuyor. Bir sene kadar önce bir arkadaşımın tavsiyesiyle Güler Ocakbaşı ile tanışmıştım. İstanbul’da iyi ocakbaşı maalesef az var, Güler Ocakbaşı ise etin en lezzetlisini yiyebileceğiniz, çok samimi servis bulabileceğiniz en has ocakbaşılardan biri.

Güler Ocakbaşı sade ve özenli bir iç dekorasyona sahip. Ahşap masalar kumaş örtü ile kaplı. Güler Ocakbaşı’nın sahipleri Tokat’lı. Kendilerinin Tokat’ta çiftlikleri varmış ve kullanılan etlerin kendi çiftliklerinden getirildiğini söylüyorlar.

Güler Ocakbaşı’na gittiğiniz zaman lahmacununu mutlaka denemelisiniz. Lahmacunları ince hamurlu ve yumuşak, üzerinde kıyması bol. Lahmacunları bulundukları çevrede o kadar meşhur ki oraya gittiğim her seferde dışarıdan devamlı telefonla lahmacun siparişleri aldıklarına şahit oldum.

Güler Ocakbaşı’nda et dışında mezeler de var. Bu mezeler de lezzetli ama bunların lezzeti kebapların ve lahmacunun yanında sönük kalıyor. Güler Ocakbaşı’nda edindiğim izlenim etten ve kebaptan çok iyi anlayan bir ustaları olduğu. Bu usta da Ahmet Usta. Ahmet Usta kıymalı kebaplarda kıymayı zırhtan geçirerek elde hazırlıyor, bu sayede yediğiniz kıymalı kebaplarda et herzaman sulu kalıyor ve enfes bir lezzete sahip oluyor. Güler Ocakbaşı’nın en meşhur kebabı fıstıklı kaşarlı kebabı. Bu kebabı eti zırhtan geçirip kıyma haline getirdikten sonra içine antep fıstığı ve kaşar ekleyerek yapıyorlar. Kebabın kaşarı bol, masanıza geldiği zaman et yumuşacık oluyor.

Güler Ocakbaşı’nda bu sefer denediğim başka bir kebap ta sebzeli kebapları oldu. Bu kebap ta lezzetli ama aklıma hemen bu kebabı yapan Umut Ocakbaşı geliyor. Güler Ocakbaşı’nın sebzelisi lezzetli ama Umut Ocakbaşı‘ndakinin lezzeti bence daha iyi.

Güler Ocakbaşı lezzetli olduğu kadar hesaplı bir yer. Mezelerin tabağı 5TL, kebaplar 9-11TL arasında. Ayrıca kendilerine ait otoparkları var, otomobille gittiğinizde park sorunu yaşamıyorsunuz.
Adres: Cumhuriyet Caddesi Babil Sokak No. 37 Harbiye Elmadağ İstanbul
Telefon: 0212 241 18 66
Internet sitesi: http://www.gulerocakbasi.com/

Cevahiroglu Restaurant

Cevahiroğlu Restaurant biraz şans eseri bulduğum, canım ne zaman güzel döner yemek istese gittiğim yerlerden biri. Burayı bulana kadar Bayburt’un dönerinin meşhur ve bu kadar lezzetli olduğunu bilmezdim. Cevahiroğlu Çağlayan’da Florence Nightingale Hastanesi’nin yanından girilen sokakta. Sokakta hep ticari işletmeler var, Cevahiroğlu Restaurant’ta bir esnaf lokantası.

İçeri girdiğinizde tipik esnaf lokantalarından daha özenli bir dekorla karşılaşıyorsunuz. Masalar kumaş masa örtüsü kaplı, tuvaletleri çok temiz. Cevahiroğlu’nda sulu yemek de var ve girişte diğer esnaf lokantaları gibi gözünüzle görerek yiyeceğinizi seçebiliyorsunuz. Çorba olarak mercimek, işkembe ve paça bulunuyor. Sulu yemek olarak ise kuru fasülye, pilav, sarma, musakka gibi yemekler bulunuyor. Cevahiroğlu’nda amiral gemisi döner. Civarında Cevahiroğlu o kadar çok tanınıyor ki döneri öğleden sonra saat 2-3 gibi bitiyor. Restaurant da saat 5 gibi kapanıyor.

Cevahiroğlu’na bu sefer gidişimde kara lahana sarmalarını denedim, gayet lezzetliydi. Yapraklar ne çok ince ne de çok kalın ideal kalınlıktaydı. Sarmanın içi de gayet iyi hazırlanmıştı.

Cevahiroğlu’nda içmenizi önereceğim şey kendi ayranları. Bu ayranları cam maşrapalarda sunuyorlar ve kendinizi tutamayıp birkaç maşrapa içiyorsunuz. Bayburt dönerini sunumları ise sade ama görünüş olarak çok güzel. Dönerin yanında taze soğanı çok severim, Cevahiroğlu’nda da bu şekilde sunuyorlar döneri. Dönerin yanındaki pilav lezzetli. Bu enfes görüntüyü domates dilimleri ve bir dilim yeşil biber tamamlıyor. Yanında da bir tabak lavaş ekmeği lezzeti tamamlıyor.

Döner çok lezzetli, kıyma kullanılmadan parça etten hazırlanmış. Lezzetini anlatmak zor, yemek lazım. Bana sadece tad olarak çok uymayan şey dönerin bol tuzlu olması. Bayburt dönerinin özelliği bu mu bilmiyorum ama daha az tuzlu olsa daha lezzetli olurdu kanımca.
Cevahiroğlu Restaurant lezzetli bir esnaf lokantası, eğer daha merkezi bir yerde olsalar tüm İstanbul burayı tanıyor olurdu. Gerçekten az bilinen ama lezzetli bir yerde yemek yemek isterseniz Cevahiroğlu Restaurant’ı öneririm. Cevahiroğlu’nda tabak dönerin porsiyonu 100 gram için 12 TL (fiyat bilgisi en son Haziran 2012’de güncellenmiştir).
Adres: Dr. Cemil Bengü Caddesi No.53 Hürriyet Mahallesi Kağıthane
Telefon: 0212 296 02 59

>Cevahiroglu Restaurant

>Cevahiroğlu Restaurant biraz şans eseri bulduğum, canım ne zaman güzel döner yemek istese gittiğim yerlerden biri. Burayı bulana kadar Bayburt’un dönerinin meşhur ve bu kadar lezzetli olduğunu bilmezdim. Cevahiroğlu Çağlayan’da Florence Nightingale Hastanesi’nin yanından girilen sokakta. Sokakta hep ticari işletmeler var, Cevahiroğlu Restaurant’ta bir esnaf lokantası.

İçeri girdiğinizde tipik esnaf lokantalarından daha özenli bir dekorla karşılaşıyorsunuz. Masalar kumaş masa örtüsü kaplı, tuvaletleri çok temiz. Cevahiroğlu’nda sulu yemek de var ve girişte diğer esnaf lokantaları gibi gözünüzle görerek yiyeceğinizi seçebiliyorsunuz. Çorba olarak mercimek, işkembe ve paça bulunuyor. Sulu yemek olarak ise kuru fasülye, pilav, sarma, musakka gibi yemekler bulunuyor. Cevahiroğlu’nda amiral gemisi döner. Civarında Cevahiroğlu o kadar çok tanınıyor ki döneri öğleden sonra saat 2-3 gibi bitiyor. Restaurant da saat 5 gibi kapanıyor.

Cevahiroğlu’na bu sefer gidişimde kara lahana sarmalarını denedim, gayet lezzetliydi. Yapraklar ne çok ince ne de çok kalın ideal kalınlıktaydı. Sarmanın içi de gayet iyi hazırlanmıştı.

Cevahiroğlu’nda içmenizi önereceğim şey kendi ayranları. Bu ayranları cam maşrapalarda sunuyorlar ve kendinizi tutamayıp birkaç maşrapa içiyorsunuz. Bayburt dönerini sunumları ise sade ama görünüş olarak çok güzel. Dönerin yanında taze soğanı çok severim, Cevahiroğlu’nda da bu şekilde sunuyorlar döneri. Dönerin yanındaki pilav lezzetli. Bu enfes görüntüyü domates dilimleri ve bir dilim yeşil biber tamamlıyor. Yanında da bir tabak lavaş ekmeği lezzeti tamamlıyor.

Döner çok lezzetli, kıyma kullanılmadan parça etten hazırlanmış. Lezzetini anlatmak zor, yemek lazım. Bana sadece tad olarak çok uymayan şey dönerin bol tuzlu olması. Bayburt dönerinin özelliği bu mu bilmiyorum ama daha az tuzlu olsa daha lezzetli olurdu kanımca.
Cevahiroğlu Restaurant lezzetli bir esnaf lokantası, eğer daha merkezi bir yerde olsalar tüm İstanbul burayı tanıyor olurdu. Gerçekten az bilinen ama lezzetli bir yerde yemek yemek isterseniz Cevahiroğlu Restaurant’ı öneririm.
Adres: Dr. Cemil Bengü Caddesi No.53 Hürriyet Mahallesi Kağıthane
Telefon: 0212 296 02 59

Sayla Manti

Sayla Manti pekçok tanıdığımın çok beğendiği ama benim 20 yıldan uzun zaman Kadıköy’de yaşamama rağmen az gittiğim bir yer. Gitmemem için de çok geçerli sebebim vardı, Kırım göçmeni babaannemin ve annemin evde yaptıkları nefis mantı (Tatarca kaşıkbörek deniyor) ve çiğböreklerin (Tatarca şıbörek deniyor) tadına yakın lezzette bir mantı ve çiğböreği dışarıda bulamıyordum.

Uzun bir aradan sonra Sayla Mantı’yı tekrar denemeye karar verdim. Sayla Mantı Bahariye Caddesi yakınında Süreyya Operası’nın çapraz karşısında bir sokağın içinde. İçeri girer girmez duvarda asılı Kırım haritası ve masaların üzerinde Tatar yemekleri üzerine yazılmış Tatarca yazı yüzünden buranın lezzeti konusunda bayağı ümitlendim. Sayla Mantı’nın sahibi Fevzi Bey’le ayak üzeri biraz sohbet ettik. Kendisi Çankırı’lı, Sayla Mantı’nın kurucularının Kırım göçmeni olduğunu kendisinin burayı onlardan seneler önce devraldığından bahsetti.

Öncelikle mantı söyledik. Mantı evde pişen mantılara göre lezzet olarak iyi değildi ama sanırım dışarıda mantı ancak bu kadar lezzetli oluyor. Sayla’nın mantısında beğendiğim şeyler hamurunun lezzetli olması ve mantıya kıymanın bolca koyulmuş olmasıydı. Beğenmediğim şeyler ise mantının az haşlanmış olup hamurunun sert olması (evet İtalyan raviolisi az pişiyor ve hamur hala sertliğini koruyor ama mantının iyice haşlanıp hamurunun yumuşaması gerekiyor), tereyağı kullanmamaları ve yoğurtlarının lezzetli bir yoğurt olmamasıydı. Kanımca eksik olan bu noktaları tamamlayacak olurlarsa Sayla’nın mantısı mükemmel olacak.
Daha sonra ise çiğböreğe geçtik. Çiğbörek mantıya göre çok daha başarılı idi. Pişerken ideal olarak çiğböreğin içindeki kıymanın suyunu salması ve çiğböreği ısırınca bu suyun ağzınıza gelmesi gerekir. Sayla’nın çiğböreği de tam olarak böyle ve lezzetli. İçindeki kıymanın soğan ve karabiber dengesini de başarılı bir şekilde tutturmuşlar.

Sayla Mantı’da fiyatlar oldukça makul. Mantının porsiyonu yazının yazıldığı tarih itibariyle 8TL, çiğböreğin porsiyonu 7TL (2 adet çiğbörek). Çiğbörek ve mantının yanında Sayla’da başka ana yemek yok, isterseniz yan tabak olarak turşu isteyebiliyorsunuz.
Adres: Bahariye Caddesi Nailbey Sokak No.32 Kadıköy İstanbul
Telefon: 0216 336 26 75

>Sayla Manti

>Sayla Manti pekçok tanıdığımın çok beğendiği ama benim 20 yıldan uzun zaman Kadıköy’de yaşamama rağmen az gittiğim bir yer. Gitmemem için de çok geçerli sebebim vardı, Kırım göçmeni babaannemin ve annemin evde yaptıkları nefis mantı (Tatarca kaşıkbörek deniyor) ve çiğböreklerin (Tatarca şıbörek deniyor) tadına yakın lezzette bir mantı ve çiğböreği dışarıda bulamıyordum.

Uzun bir aradan sonra Sayla Mantı’yı tekrar denemeye karar verdim. Sayla Mantı Bahariye Caddesi yakınında Süreyya Operası’nın çapraz karşısında bir sokağın içinde. İçeri girer girmez duvarda asılı Kırım haritası ve masaların üzerinde Tatar yemekleri üzerine yazılmış Tatarca yazı yüzünden buranın lezzeti konusunda bayağı ümitlendim. Sayla Mantı’nın sahibi Fevzi Bey’le ayak üzeri biraz sohbet ettik. Kendisi Çankırı’lı, Sayla Mantı’nın kurucularının Kırım göçmeni olduğunu kendisinin burayı onlardan seneler önce devraldığından bahsetti.

Öncelikle mantı söyledik. Mantı evde pişen mantılara göre lezzet olarak iyi değildi ama sanırım dışarıda mantı ancak bu kadar lezzetli oluyor. Sayla’nın mantısında beğendiğim şeyler hamurunun lezzetli olması ve mantıya kıymanın bolca koyulmuş olmasıydı. Beğenmediğim şeyler ise mantının az haşlanmış olup hamurunun sert olması (evet İtalyan raviolisi az pişiyor ve hamur hala sertliğini koruyor ama mantının iyice haşlanıp hamurunun yumuşaması gerekiyor), tereyağı kullanmamaları ve yoğurtlarının lezzetli bir yoğurt olmamasıydı. Kanımca eksik olan bu noktaları tamamlayacak olurlarsa Sayla’nın mantısı mükemmel olacak.
Daha sonra ise çiğböreğe geçtik. Çiğbörek mantıya göre çok daha başarılı idi. Pişerken ideal olarak çiğböreğin içindeki kıymanın suyunu salması ve çiğböreği ısırınca bu suyun ağzınıza gelmesi gerekir. Sayla’nın çiğböreği de tam olarak böyle ve lezzetli. İçindeki kıymanın soğan ve karabiber dengesini de başarılı bir şekilde tutturmuşlar.

Sayla Mantı’da fiyatlar oldukça makul. Mantının porsiyonu yazının yazıldığı tarih itibariyle 8TL, çiğböreğin porsiyonu 7TL (2 adet çiğbörek). Çiğbörek ve mantının yanında Sayla’da başka ana yemek yok, isterseniz yan tabak olarak turşu isteyebiliyorsunuz.
Adres: Bahariye Caddesi Nailbey Sokak No.32 Kadıköy İstanbul
Telefon: 0216 336 26 75

Adem Baba

Arnavutköy iskelesinin karşısındaki küçük çarşının içinde Adem Baba. Adem Baba Ordu’lu, eskiden kendi teknesiyle İstanbul’da teknesiyle açılıp balıkçılık yaparmış. Beşiktaş Belediyesi tekne balıkçılığını yasaklayınca 1998’de Arnavutköy’de birkaç masadan oluşan Adem Baba Dalyan Balıkçılığı açmış. Zamanla işleri büyütmüşler, şimdi öğlen ve akşam saatlerinde dolup taşan 2 restoranı var ve 1 paket servis yeri var. Adem Baba hala balık alınması işini kimseye bırakmayıp restoranında sunduğu balıkları kendisi alıyor, onun sayesinde de hergün Adem Baba’da taze ve lezzetli balık yiyebiliyoruz.
Adem Baba rezervasyonsuz çalışıyor ve restoranları içkisiz. İç dekorunda eski İstanbul resimleri, balık ağları, maket tekneler bolca kullanılmış.

Adem Baba’da pekçok kişi balık çorbasını seviyor ve içiyor. Ben balık çorbasını genelde çok sevmediğim için almadık, girişte yağda kızarmış kalamar aldık. Kalamar ve sosu çok lezzetliydi, tavsiye ederim. Adem Baba’da balık yanında en sevdiklerimden biri salataları. Hep taze malzeme kullanıyorlar, salatayı bol tutuyorlar ve salata üzerine rende beyaz peynir isteğe bağlı. Salata yanında tabii ki sızma zeytinyağı geliyor.

Bu sefer gittiğimizde ben ızgara hamsi istedim. Porsiyon herzaman ki gibi çok boldu. Hamsi mevsimi bitiyor olduğu için biraz iri kılçıklıydı ama yine de çok lezzetliydi.

Eşim mezgit istedi. Onun da balığı iyi pişmiş ve lezzetliydi.

Son olarak bu lezzetli balıklardan sonra tatlı alalım dedi. Tatlı olarak revani ve samsa tatlısı vardı. Milföy hamuru ve cevizle hazırlanan bu tatlı da lezzetliydi.

Adem Baba’da servis çok hızlı ve menüler ekonomik. Balık fiyatı günlük olarak değişiyor, örnek vermek gerekirse hamsi 8TL idi. Genelde kişi başı 20-30TL gibi bir ücret ödeyerek kalkılabiliniyor.
Adres: Adem Baba 1: Satış Meydanı Sokak No.2 Arnavutköy İstanbul
Adem Baba 2: Beyazgül Caddesi No.8 Arnavutköy İstanbul
Telefon: 0212 263 29 33
Internet adresi: http://www.adembaba.com