Asim Usta Nefis Karadeniz Pidecisi

Şehremini çarşısının içinde 45 yıllık bir Karadeniz pidecisi Asım Usta. Belki İstanbul’un diğer yerlerinde çok fazla bilinmiyor ama Şehremini’nin sembolü olmuş yerlerden biri burası. Sahipleri Sinop’lu, şu an bu pideciyi 4. nesil çalıştırıyor. Eğer pekçok yerde Samsun pidesi olarak satılan kapalı Karadeniz pidesini seviyorsunuz, en güzellerinden birini yiyebileceğiniz yerlerden biri de Asım Usta. 

Asım Usta’da kıymalı, peynirli, patatesli ve ıspanaklı pide çeşitleri var. Herbirinin fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 1.75TL gibi cüzi bir fiyat. Yanında ise Asım Usta’nın kendi yapımı açık ayranını tavsiye ederim. Asım Usta’da pidenin hamuru lezzetli, pidelerin malzemesi diğer pidecilere göre daha bol.

Asım Usta’da benim en çok hoşuma giden Asım Usta’nın özel pidesi olan güveç oldu. Bu açık pidede kıymanın üzerine dilimlenmiş sucuklar konulmuş, pidenin kıyması bol, soğan yok. Çok lezzetli bir pide, sucuğu biraz daha kaliteli bir sucuk olsa daha iyi olurdu tabii. Güvecin fiyatı da 2.5TL.

Şehremini civarında canınız Samsun pidesi çekerse Asım Usta’ya uğrayıp pidelerini denemenizi tavsiye ederim, muhtemelen siz de memnun ayrılırsınız.

Adres: Şehremini Parkı yanı Günaydın Sk. No. No.62 Şehremini İstanbul

Reklamlar

>Asim Usta Nefis Karadeniz Pidecisi

>

Şehremini çarşısının içinde 45 yıllık bir Karadeniz pidecisi Asım Usta. Belki İstanbul’un diğer yerlerinde çok fazla bilinmiyor ama Şehremini’nin sembolü olmuş yerlerden biri burası. Sahipleri Sinop’lu, şu an bu pideciyi 4. nesil çalıştırıyor. Eğer pekçok yerde Samsun pidesi olarak satılan kapalı Karadeniz pidesini seviyorsunuz, en güzellerinden birini yiyebileceğiniz yerlerden biri de Asım Usta. 

Asım Usta’da kıymalı, peynirli, patatesli ve ıspanaklı pide çeşitleri var. Herbirinin fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 1.75TL gibi cüzi bir fiyat. Yanında ise Asım Usta’nın kendi yapımı açık ayranını tavsiye ederim. Asım Usta’da pidenin hamuru lezzetli, pidelerin malzemesi diğer pidecilere göre daha bol.

Asım Usta’da benim en çok hoşuma giden Asım Usta’nın özel pidesi olan güveç oldu. Bu açık pidede kıymanın üzerine dilimlenmiş sucuklar konulmuş, pidenin kıyması bol, soğan yok. Çok lezzetli bir pide, sucuğu biraz daha kaliteli bir sucuk olsa daha iyi olurdu tabii. Güvecin fiyatı da 2.5TL.

Şehremini civarında canınız Samsun pidesi çekerse Asım Usta’ya uğrayıp pidelerini denemenizi tavsiye ederim, muhtemelen siz de memnun ayrılırsınız.

Adres: Şehremini Parkı yanı Günaydın Sk. No. No.62 Şehremini İstanbul


Akdeniz Hatay Sofrasi pazar kahvaltisi

Akdeniz Hatay Sofrası’nın yemeklerini daha önceden yazmıştım (önceki yazının linki). Burası bir hayli zamandır pazar brunch’larımızın da favori mekanı oldu, Hatay’ın yöresel kahvaltılıklarıyla bezenmiş bu kahvaltı pazar sabahları 8:30 ile 13:00 arasında oluyor, 121 çeşit yiyecek var ve kahvaltının toplam ücreti kişi başına 27TL, 6-12 yaş grubu da %50 indirimli. Gitmek isterseniz mutlaka rezervasyon yaptırın, bazen yer bulunmuyor. (fiyat bilgisi enson Nisan 2012’de güncellenmiştir)
Kahvaltıda olan ürünlerin dizili olduğu ana masanın görünümü aşağıda. Bu manzarayı ilk görenlerin tepkisi genelde gözlerinin dönmesi oluyor, bu kadar çeşidin yanında asıl daha güzel olan masadaki 121 ürünün tamamının da özenle ve en iyi malzemeler kullanılarak hazırlanmış olması. İşletmenin sahibi Mehmet Deveci ve oğlu için gelenler müşteri değil gerçekten misafir. Hem yemeklerin hazırlanmasındaki özenden hem de herkesle tek tek ilgilenmelerinden bu belli oluyor.

Neyse kolları sıvayıp kahvaltımıza başlayalım artık. Çorbalardan mercimek ve yoğurtlu buğday var bugün, bu sabahlık çorbayı boş geçip peynirlere yönelelim. Burada en sevdiğim uygulamalardan biri her kahvaltılığın yanında ismi ve yöresi yazıyor. Hatay’dan gelmiş 8-9 çeşit peynir var, yanına da hangi köyden geldiklerini yazmışlar. Biraz sürk peyniri, yanına biraz da örme peynir alalım.

Masanın diğer ucunda enfes kovan balı, kaymak, tereyağı ve reçeller var. Ben bunları geçip yukarıdaki acılı buğday aşına uzanıyorum, oldukça acılı olan bu aş ne kadar ihtiyacımız olmasa da iştahımızı açar. Hemen yanında firikli biber dolması ve Harbiye usulü yaprak sarma var. Biber dolması kuş üzümlü, leziz; yaprak sarma ise Egeli eşimden çok iyi not alıyor.

Geçelim orta kısma, kaya koruğu enfes görünüyor. Bu otu İstanbul’da yapan başka yer var mı bilmem en son İzmir’de yemiştim, bir çatalda bu haşlanıp üzerinde zeytinyağı ve limon gezdirilmiş ekşili ottan alalım. Hemen yanında benim Akdeniz Hatay Sofrası’nda en favori mezelerimden olan muhammara var, bol cevizli muhammaradan 2 kaşık almadan olmaz. Humusun da bir tadına bakalım, ben humusa ilk olarak Lübnan lokantalarında alıştım, Hatay’ın kimyonsuz humusu hala bana çok lezzetli gelmiyor. Tabii yarma Hatay zeytinini ve zahter salatasını boş geçmek olmaz, her ikisi de enfes Hatay zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş. Bir kaşık ta abugannuş alalım, patlıcanın tam mevsimindeyiz şimdi. Falafelden de bir tane alalım, enfes bir şekilde pişmiş dışı kıtır ama içi yumuşak ve sulu.

Son olarak hamurişlerine ve şerbetlere bakalım. Bir parça biberli ekmek olmadan Hatay yemeği gitmez. Tencerenin içinde nefis sembusekler görünüyor, ondan da bir tane alalım. Sigara böreği, zeytinli poğaça, simit gibi şeyler de var ama iştahımızı Hatay’ın yöresel lezzetlerine saklıyoruz. Şerbet olarak karadut ve gül şerbeti var. Daha önceki seferlerde ikisini de denemiştim, gül şerbeti çok şekerli gelmişti; karadut benim ağız tadıma daha uygun. Bu seferlik açık çay ile kahvaltımızı yapalım.
Kahvaltımızı edip gazetelerimizi okuduktan sonra saat 1’e yaklaşmış. Çıkmadan önce tatlılara da şöyle bir bakalım. Katmer yapmışlar, daha önce yemiştim nefis yapıyorlar katmeri burada. Masada sütlaç da var, bunu da önceden denemiştim güzel bir sütlaç. Kerebiç tatlısı var, bir tane alıp ucundan tadına bakalım. Bana çok kuru geldi, belki Mersin kerebiçine damağım alışık olduğundandır ama çok hoşuma gitmedi. Ceviz tatlısından bir tane, kabak tatlısında da birer tane alalım, turunç ile patlıcan tatlısı bir sonraki sefere. Ceviz tatlısına bayıldım, zaten içine ceviz giren şeyleri genelde severim. Hatay usulü kabak tatlısı kabaklar sönmemiş kireç içinde bekletilerek yapılıyor, kabaklar kıtır hale geliyor. Ben geleneksel kabak tatlısını daha çok seviyorum ama bu halini beğenen çok kişi de var. Tatlı kısmına meyvelerin yanına közlenmiş tatlı patates koymuşlar, ne kadar hoş. Bir aralar İstanbul’da bu patatesi manavlarda marketlerde arayıp zor bulmuştum, çok lezzetli ve az bulunur bir patates.

Adres: İskenderpaşa Mah. Ahmediye Cad. No.44 Fatih İstanbul (Vatan Hastanesi karşısı Historia AVM yanı)
Telefon: 0212 531 33 33

Internet sitesi: http://www.akdenizhataysofrasi.com.tr/

>Akdeniz Hatay Sofrasi pazar kahvaltisi

>

Akdeniz Hatay Sofrası’nın yemeklerini daha önceden yazmıştım (önceki yazının linki). Burası bir hayli zamandır pazar brunch’larımızın da favori mekanı oldu, Hatay’ın yöresel kahvaltılıklarıyla bezenmiş bu kahvaltı pazar sabahları 8:30 ile 13:00 arasında oluyor, 121 çeşit yiyecek var ve kahvaltının toplam ücreti kişi başına 21TL, 6-12 yaş grubu da %50 indirimli. Gitmek isterseniz mutlaka rezervasyon yaptırın, bazen yer bulunmuyor. 
Kahvaltıda olan ürünlerin dizili olduğu ana masanın görünümü aşağıda. Bu manzarayı ilk görenlerin tepkisi genelde gözlerinin dönmesi oluyor, bu kadar çeşidin yanında asıl daha güzel olan masadaki 121 ürünün tamamının da özenle ve en iyi malzemeler kullanılarak hazırlanmış olması. İşletmenin sahibi Mehmet Deveci ve oğlu için gelenler müşteri değil gerçekten misafir. Hem yemeklerin hazırlanmasındaki özenden hem de herkesle tek tek ilgilenmelerinden bu belli oluyor.

Neyse kolları sıvayıp kahvaltımıza başlayalım artık. Çorbalardan mercimek ve yoğurtlu buğday var bugün, bu sabahlık çorbayı boş geçip peynirlere yönelelim. Burada en sevdiğim uygulamalardan biri her kahvaltılığın yanında ismi ve yöresi yazıyor. Hatay’dan gelmiş 8-9 çeşit peynir var, yanına da hangi köyden geldiklerini yazmışlar. Biraz sürk peyniri, yanına biraz da örme peynir alalım.

Masanın diğer ucunda enfes kovan balı, kaymak, tereyağı ve reçeller var. Ben bunları geçip yukarıdaki acılı buğday aşına uzanıyorum, oldukça acılı olan bu aş ne kadar ihtiyacımız olmasa da iştahımızı açar. Hemen yanında firikli biber dolması ve Harbiye usulü yaprak sarma var. Biber dolması kuş üzümlü, leziz; yaprak sarma ise Egeli eşimden çok iyi not alıyor.

Geçelim orta kısma, kaya koruğu enfes görünüyor. Bu otu İstanbul’da yapan başka yer var mı bilmem en son İzmir’de yemiştim, bir çatalda bu haşlanıp üzerinde zeytinyağı ve limon gezdirilmiş ekşili ottan alalım. Hemen yanında benim Akdeniz Hatay Sofrası’nda en favori mezelerimden olan muhammara var, bol cevizli muhammaradan 2 kaşık almadan olmaz. Humusun da bir tadına bakalım, ben humusa ilk olarak Lübnan lokantalarında alıştım, Hatay’ın kimyonsuz humusu hala bana çok lezzetli gelmiyor. Tabii yarma Hatay zeytinini ve zahter salatasını boş geçmek olmaz, her ikisi de enfes Hatay zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş. Bir kaşık ta abugannuş alalım, patlıcanın tam mevsimindeyiz şimdi. Falafelden de bir tane alalım, enfes bir şekilde pişmiş dışı kıtır ama içi yumuşak ve sulu.

Son olarak hamurişlerine ve şerbetlere bakalım. Bir parça biberli ekmek olmadan Hatay yemeği gitmez. Tencerenin içinde nefis sembusekler görünüyor, ondan da bir tane alalım. Sigara böreği, zeytinli poğaça, simit gibi şeyler de var ama iştahımızı Hatay’ın yöresel lezzetlerine saklıyoruz. Şerbet olarak karadut ve gül şerbeti var. Daha önceki seferlerde ikisini de denemiştim, gül şerbeti çok şekerli gelmişti; karadut benim ağız tadıma daha uygun. Bu seferlik açık çay ile kahvaltımızı yapalım.
Kahvaltımızı edip gazetelerimizi okuduktan sonra saat 1’e yaklaşmış. Çıkmadan önce tatlılara da şöyle bir bakalım. Katmer yapmışlar, daha önce yemiştim nefis yapıyorlar katmeri burada. Masada sütlaç da var, bunu da önceden denemiştim güzel bir sütlaç. Kerebiç tatlısı var, bir tane alıp ucundan tadına bakalım. Bana çok kuru geldi, belki Mersin kerebiçine damağım alışık olduğundandır ama çok hoşuma gitmedi. Ceviz tatlısından bir tane, kabak tatlısında da birer tane alalım, turunç ile patlıcan tatlısı bir sonraki sefere. Ceviz tatlısına bayıldım, zaten içine ceviz giren şeyleri genelde severim. Hatay usulü kabak tatlısı kabaklar sönmemiş kireç içinde bekletilerek yapılıyor, kabaklar kıtır hale geliyor. Ben geleneksel kabak tatlısını daha çok seviyorum ama bu halini beğenen çok kişi de var. Tatlı kısmına meyvelerin yanına közlenmiş tatlı patates koymuşlar, ne kadar hoş. Bir aralar İstanbul’da bu patatesi manavlarda marketlerde arayıp zor bulmuştum, çok lezzetli ve az bulunur bir patates.

Adres: İskenderpaşa Mah. Ahmediye Cad. No.44 Fatih İstanbul (Vatan Hastanesi karşısı Historia AVM yanı)
Telefon: 0212 531 33 33

Internet sitesi: http://www.akdenizhataysofrasi.com.tr/

Astek Restaurant

İstanbul’da eskiden içkili geleneksel semt lokantaları yaygındı. Bu mütevazi yerlerde içki biraz bahaneydi, asıl amaç güzel yemek yemek ve tabii sohbet etmekti. Mahalle sakinleri ve esnaf akşam olunca bir araya gelip hem sohbet eder hem de yemek yiyip birkaç kadeh parlatırlardı. Şimdilerde bu tip yerlerden çok az kaldı, çoğunun yerini birahaneler ve pub’lar aldı. Pangaltı’da bulunan Astek 20 yıldır faal olan ve öğlenleri sulu yemek verip akşamları mezelere ve ızgaraya dönen bir yer.

Astek nezih görünümlü. Masalar beyaz kumaş örtü ile kaplı, girişte hemen kasanın yanında merhum milli futbolcu Garbis’in fotoğrafı, malum Pangaltı’dayız burada Ermeni kardeşlerimizin nüfusu yoğun. Ufakça bir salon, toplam 10-12 masa, en sonda ise mutfak ve mezelerin gözle seçilebileceği tezgah. Maç olan akşamlarda büyük ekran TV’den maç yayını da yapılıyor.

Astek’te fiyatlar makul, burası halen ağırlıklı olarak mahalleliye hizmet verdiği için henüz Beyoğlu fiyatları buraya ulaşmamış.

Biz bu gidişimizde meze ağırlıklı yedik. Tezgaha gittiğimizde herşey çok lezzetli görünüyor, seçimde zorlandık. Önden birer dilim beyaz peynir alalım, peynir orta yağlı çok lezzetli bir peynir. Ardından fasulye pilaki, soslu patlıcan ve levrek narin geldi. Garsonumuz Şener Bey çok güleryüzlü ve hızlı. Mezelerle beraber kızarmış ekmeğimiz de geldi.
Mezelerdeki ufak detaylar Astek’in aşçısı Kamuran Usta’nın ne kadar özenli olduğunu ele veriyor. Örneğin pekçok yer pilaki yapar ama içine kereviz yaprağı eklemeyi düşünmez. Astek’te pilakide fasülye ve havucun yanındaki kereviz yaprağı pilakiyi lezzetinden yenilmez yapıyor. Soslu patlıcanımızda sos taze domates ve sarımsakla yapılmış, yanındaki biberler acı. Çok lezzetli, patlıcanın da mevsimi zaten. Ezme sipariş üzerine taze yapılıyor, diğer restoranlar gibi buzdolabından servis yok. Ezmeye acı yeşil biber katmışlar, önce sorsalar acı yiyormuyuz diye çok iyi olurdu. Levrek narin de levrek haşlandıktan sonra üzerine az kavrulmuş beyaz soğan, biber ve bolca yağ eklenmiş, üzerine ise baharat olarak birkaç tane karabiber konmuş. 

Ardından garsonumuz sıcak servisini başlattı ve paçanga böreğinin tadına baktık. Börek çıtır pişmiş, çok lezzetli ve hafif. Biraz da biber dolma ve çalı fasülyesinin tadına baksak mı? Biber dolma tam Ermeni usulü, bol soğanlı kuşüzümlü, nefis bir şey. Çalı fasülyesi narin ve tatlı, sanırım biraz şeker koymuşlar pişirirken. Son olarak bir de köftenin tadına baksak. Köfte yanında közlenmiş domates ve biberle servis ediliyor, biberler yine acı. Köfte ise bol sulu, içinde bolca kimyon var, leziz. Tüm bu ziyafetin sonunda gelen hesap ise neredeyse komik bir rakam.

Az bilinen ama çok lezzetli yemekler sunan başka bir yeri denemek isterseniz Astek Restaurant’ı tavsiye ederim.
Adres: Bilezikçi Sok. No.13 Pangaltı Şişli İstanbul (Ramada Otelinin yanından Ergenekon Caddesine girince soldan 2. sokak)
Telefon: 0212 247 25 62 / 296 40 42


>Astek Restaurant

>İstanbul’da eskiden içkili geleneksel semt lokantaları yaygındı. Bu mütevazi yerlerde içki biraz bahaneydi, asıl amaç güzel yemek yemek ve tabii sohbet etmekti. Mahalle sakinleri ve esnaf akşam olunca bir araya gelip hem sohbet eder hem de yemek yiyip birkaç kadeh parlatırlardı. Şimdilerde bu tip yerlerden çok az kaldı, çoğunun yerini birahaneler ve pub’lar aldı. Pangaltı’da bulunan Astek 20 yıldır faal olan ve öğlenleri sulu yemek verip akşamları mezelere ve ızgaraya dönen bir yer.

Astek nezih görünümlü. Masalar beyaz kumaş örtü ile kaplı, girişte hemen kasanın yanında merhum milli futbolcu Garbis’in fotoğrafı, malum Pangaltı’dayız burada Ermeni kardeşlerimizin nüfusu yoğun. Ufakça bir salon, toplam 10-12 masa, en sonda ise mutfak ve mezelerin gözle seçilebileceği tezgah. Maç olan akşamlarda büyük ekran TV’den maç yayını da yapılıyor.

Astek’te fiyatlar makul, burası halen ağırlıklı olarak mahalleliye hizmet verdiği için henüz Beyoğlu fiyatları buraya ulaşmamış.

Biz bu gidişimizde meze ağırlıklı yedik. Tezgaha gittiğimizde herşey çok lezzetli görünüyor, seçimde zorlandık. Önden birer dilim beyaz peynir alalım, peynir orta yağlı çok lezzetli bir peynir. Ardından fasulye pilaki, soslu patlıcan ve levrek narin geldi. Garsonumuz Şener Bey çok güleryüzlü ve hızlı. Mezelerle beraber kızarmış ekmeğimiz de geldi.
Mezelerdeki ufak detaylar Astek’in aşçısı Kamuran Usta’nın ne kadar özenli olduğunu ele veriyor. Örneğin pekçok yer pilaki yapar ama içine kereviz yaprağı eklemeyi düşünmez. Astek’te pilakide fasülye ve havucun yanındaki kereviz yaprağı pilakiyi lezzetinden yenilmez yapıyor. Soslu patlıcanımızda sos taze domates ve sarımsakla yapılmış, yanındaki biberler acı. Çok lezzetli, patlıcanın da mevsimi zaten. Ezme sipariş üzerine taze yapılıyor, diğer restoranlar gibi buzdolabından servis yok. Ezmeye acı yeşil biber katmışlar, önce sorsalar acı yiyormuyuz diye çok iyi olurdu. Levrek narin de levrek haşlandıktan sonra üzerine az kavrulmuş beyaz soğan, biber ve bolca yağ eklenmiş, üzerine ise baharat olarak birkaç tane karabiber konmuş. 

Ardından garsonumuz sıcak servisini başlattı ve paçanga böreğinin tadına baktık. Börek çıtır pişmiş, çok lezzetli ve hafif. Biraz da biber dolma ve çalı fasülyesinin tadına baksak mı? Biber dolma tam Ermeni usulü, bol soğanlı kuşüzümlü, nefis bir şey. Çalı fasülyesi narin ve tatlı, sanırım biraz şeker koymuşlar pişirirken. Son olarak bir de köftenin tadına baksak. Köfte yanında közlenmiş domates ve biberle servis ediliyor, biberler yine acı. Köfte ise bol sulu, içinde bolca kimyon var, leziz. Tüm bu ziyafetin sonunda gelen hesap ise neredeyse komik bir rakam.

Az bilinen ama çok lezzetli yemekler sunan başka bir yeri denemek isterseniz Astek Restaurant’ı tavsiye ederim.
Adres: Bilezikçi Sok. No.13 Pangaltı Şişli İstanbul (Ramada Otelinin yanından Ergenekon Caddesine girince soldan 2. sokak)
Telefon: 0212 247 25 62 / 296 40 42


Fasuli Lokantalari

Fasuli kurufasülyesiyle meşhur olan ve Karadeniz mutfağının sunulduğu bir lokantalar zinciri. Lokantanın baş aşçısı Akif Usta Rize Çayeli’li ve meşhur kurufasülyeci Hüsrev’in mutfağında yıllarca kalfa olarak çalışmış. Daha sonra yakın zamanda, sanırım 2004 yılında Akif Usta Hüsrev’den ayrılarak Fasuli’de kurufasülye yapmaya başlamış ve kurufasülyesinin lezzetinin şöhreti ağızdan ağıza yayılarak efsaneleşmiş. Şimdi İstanbul’da Avrupa yakasında 5 şubeleri var, merkezleri ise Tophane’de. Ben Fasuli’ye defalarca gittim, çoğunlukla gittiğim yer Tophane’deki merkezleri oldu. En son gittiğim yer ise Fasuli Çapa şubesi oldu, fotoğraflar da burada çekildi.

Tophane’de Fasuli restore edilmiş eski bir taş binada. Giriş katı, asma kat ve teras olarak oldukça geniş bir yer. Çapa’daki yer ise nispeten daha küçük bir yer ama lezzet olarak bir farklılık yok. Fasuli yemekleri merkezi olarak bir yerde pişirip şubelerine dağıtıyor sanırım, bu şekilde her şubede lezzetin aynı olması sağlanıyor.
Fasuli genel anlamda hesaplı bir yer. Örnek vermek gerekirse çorbalar 3TL, kurufasülye 6TL, mıhlama 5TL, salatalar 3.5TL, tatlılar 3.5TL. Yalnız fiyatlama konusunda Tophane şubesi farklı, orada herşeyin fiyatı 1-2TL daha yüksek.

Akif Usta’nın kurufasülyeyi nasıl yaptığı konusunda pekçok şey biliniyor aslında, bilinmeyen şey Akif Usta’nın fasülyeye koyduğu özel sos. Fasuli Erzurum ispir şeker fasülyesi kullanıyor, kurufasülyelerin Rolls Royce’u olarak bilinen bu tür sadece bir ilçede (ve hatta İspir ilçesinde bir dere yatağında) yetiştiği için az bulunuyor ve kıymetli. Kurufasülyede yağ olarak bolca tereyağı var, Vakfıkebir tereyağı kullanılıyor. Yapım aşamasında kurufasülye 24 saat önceden ıslatılmaya bırakılıyor. Sonra fasülye sıcak suda haşlanıyor ve süzülüyor. Daha sonra tereyağı, ince kıyılmış soğan, özel sos ve et ile fasülye kavruluyor. Kavrulmuş fasülye 2-3 saat kadar fırınlanıyor ve en son olarak da demlendirme denilen dinlendirme işlemi yapılıyor. Sonuç olarak en sonunda tabağınıza muhteşem lezzette bir kurufasülye geliyor, şahsen ben Fasuli’den sonra evde yapılan kurufasülyeyi yiyemez oldum, kendim mutfakta denemeler yapıp aynı tadı yakalamaya çalışıyorum. Fasuli’nin kurufasülyenin olumsuz tarafı çok tereyağlı ve ağır olması, bir tabak fasülye yiyince bir porsiyon tereyağlı iskender yemiş gibi oluyorsunuz.

Bu muhteşem kurufasülye kuru soğan, acı biber turşusu ve Trabzon ekmeği ile servis ediliyor.

Fasüli’de kurufasülye dışında denediğim yemekler pilav, yoğurt, turşu, mıhlama, kara lahana dolması ve sütlaç oldu. Bunların içinde kurufasülye dışında özellikle tavsiye edeceğim yoğurt, turşu ve sütlaç olur. Fasuli’de pilav oldukça sıradan, açıkçası böyle bir kurufasülyenin yanına hiç yakışmıyor, tavsiyem kurufasülyeyi pilav yerine getirdikleri Trabzon ekmeği ya da mısır ekmeğiyle yemek olur. Mıhlama fena değil ama daha iyi mıhlama yenebilecek yerler var. En son gittiğimde yediğim kara lahana dolmasının ise içi kuruydu. Buna karşılık turşuları Fasuli’nin kendi yapımı ve lezzetli, toprak kapta verilen yoğurt ta yine çok lezzetli.

Tatlı olarak sütlacı kesinlikle öneririm, Fasuli çok lezzetli bir fırın sütlaç yapıyor.

Fasuli’de kurufasülye pişmemiş halde de 1kg’lık torbalarda satılıyor, fiyatı 12TL.

Internet sitesi: http://www.fasuli.com.tr/
Adres (merkez): Kemankeş Mah. İskele Cad. No.10-12 Tophane İstanbul (haritada bu adres gösteriliyor)
Telefon (merkez): 0212 243 65 80
Adres (Çapa): Millet Cad. No.137 Çapa İstanbul
Telefon (Çapa): 0212 586 51 53
Adres (Cerrahpaşa): Kasap İlyas Mah. Samatya Cad. No.45 Cerrahpaşa İstanbul
Telefon (Cerrahpaşa): 0212 633 25 02
Adres (Eminönü): Hocapaşa Mah. Muradiye Cad. No.35-37 Sirkeci İstanbul
Telefon (Eminönü): 0212 528 50 53
Adres (İkitelli): İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Atatürk Bulvarı Göksu Plaza No.109 İstanbul
Telefon (İkitelli): 0212 549 52 53