Arzu Restaurant

Arzu Restaurant Harbiye’de Özel Diabet Hastanesi’nin hemen yanında bulunan 40 yıllık bir esnaf lokantası. Pazartesiden cumartesiye sadece öğlenleri açık, çevrede bulunan işletmelerde çalışanlar ve esnaftan olan ve her öğlen orada yemeğini yiyen kemik bir müşteri kitlesi var. Saat 12-2 arası gittiğinizde içerisi tamamen dolu oluyor, 2’den sonra biraz tenhalaşıyor. 

Restaurant tam bir aile işletmesi. Sahipleri baba-oğul olan Salih ve Selahattin Beyler aslen Trabzonlu, restoranda kadınlı erkekli akrabaları çalışıyor. Aşçıları Cevat Bey Sivaslı, senelerdir orada, o da aileden sayılır. İçeri girdiğiniz zaman aile sıcaklığını ve samimiyetini hissediyorsunuz. Hemen hal hatır soruluyor, ikinci gelişinizde bile devamlı gelen müşteri samimiyetinde karşılanıyorsunuz.

Arzu Restaurant’ta yemekler günlük pişer, menü mevsimde taze ve bol bulunan sebzelere göre değişir. Günde 2 çeşit çorba, 8-10 çeşit tencere yemeği olur. Ben gittiğim zaman çorbalardan mercimek ve yayla çorbası, tencere yemeklerinden zeytinyağlı kereviz, kabak dolması, sulu köfte, etli nohut, domatesli pilav, ciğer tava, karnıbahar var. Tatlı olarak kabak tatlısı, sütlaç var. Cacık, komposto ve salata her zaman bulunur.

Mümkün olduğunca fazla şeyin tadına bakmak için hep az porsiyon ısmarlıyorum. Önce az yayla çorbası ile başlayalım. Nefis, uzun zamandır bu kadar lezzetlisini içmemiştim. Rahmetli babaannem bu çorbayı hep et suyuyla yapardı, benim damağım biraz et suyu tadı arıyor ama et susuz haliyle de çorba çok lezzetli. 

Daha sonra az ciğer, kabak dolması ve karnıbahar alıyorum. Karnıbahar enfes pişmiş, yumuşacık ağızda dağılıyor. Pişerken içine hem salça hem de domates konmuş biraz da kıyma var. Kabak dolması fena değil, içine kıyma koyarken esirgememişler, dereotu ile gayet lezzetli. Ciğer idare eder, tadı biraz vasat.

Son olarak nohutlu az pilav alıyorum. Pilav domatesli, enfes birşey. Evde pilavda nedense bu lezzeti tutturmak zor. Komposto kurutulmuş kayısıdan pilavla güzel gidiyor, fena değil, içinde az karanfil olsa daha lezzetli olur bence.

Arzu Restaurant’ta fiyatlar gayet hesaplı, bir öğlen yemeğini 8-12TL gibi bir fiyata yersiniz. Bir öğlen vakti Harbiye civarına yolunuz düşerse Arzu Restaurant’ı denemenizi tavsiye ederim.

Adres: Prof. Dr. Celal Öker Sok. No. 18 Harbiye İstanbul

Telefon: 0212 246 77 50

Reklamlar

>Arzu Restaurant

>

Arzu Restaurant Harbiye’de Özel Diabet Hastanesi’nin hemen yanında bulunan 40 yıllık bir esnaf lokantası. Pazartesiden cumartesiye sadece öğlenleri açık, çevrede bulunan işletmelerde çalışanlar ve esnaftan olan ve her öğlen orada yemeğini yiyen kemik bir müşteri kitlesi var. Saat 12-2 arası gittiğinizde içerisi tamamen dolu oluyor, 2’den sonra biraz tenhalaşıyor. 

Restaurant tam bir aile işletmesi. Sahipleri baba-oğul olan Salih ve Selahattin Beyler aslen Trabzonlu, restoranda kadınlı erkekli akrabaları çalışıyor. Aşçıları Cevat Bey Sivaslı, senelerdir orada, o da aileden sayılır. İçeri girdiğiniz zaman aile sıcaklığını ve samimiyetini hissediyorsunuz. Hemen hal hatır soruluyor, ikinci gelişinizde bile devamlı gelen müşteri samimiyetinde karşılanıyorsunuz.

Arzu Restaurant’ta yemekler günlük pişer, menü mevsimde taze ve bol bulunan sebzelere göre değişir. Günde 2 çeşit çorba, 8-10 çeşit tencere yemeği olur. Ben gittiğim zaman çorbalardan mercimek ve yayla çorbası, tencere yemeklerinden zeytinyağlı kereviz, kabak dolması, sulu köfte, etli nohut, domatesli pilav, ciğer tava, karnıbahar var. Tatlı olarak kabak tatlısı, sütlaç var. Cacık, komposto ve salata her zaman bulunur.

Mümkün olduğunca fazla şeyin tadına bakmak için hep az porsiyon ısmarlıyorum. Önce az yayla çorbası ile başlayalım. Nefis, uzun zamandır bu kadar lezzetlisini içmemiştim. Rahmetli babaannem bu çorbayı hep et suyuyla yapardı, benim damağım biraz et suyu tadı arıyor ama et susuz haliyle de çorba çok lezzetli. 

Daha sonra az ciğer, kabak dolması ve karnıbahar alıyorum. Karnıbahar enfes pişmiş, yumuşacık ağızda dağılıyor. Pişerken içine hem salça hem de domates konmuş biraz da kıyma var. Kabak dolması fena değil, içine kıyma koyarken esirgememişler, dereotu ile gayet lezzetli. Ciğer idare eder, tadı biraz vasat.

Son olarak nohutlu az pilav alıyorum. Pilav domatesli, enfes birşey. Evde pilavda nedense bu lezzeti tutturmak zor. Komposto kurutulmuş kayısıdan pilavla güzel gidiyor, fena değil, içinde az karanfil olsa daha lezzetli olur bence.

Arzu Restaurant’ta fiyatlar gayet hesaplı, bir öğlen yemeğini 8-12TL gibi bir fiyata yersiniz. Bir öğlen vakti Harbiye civarına yolunuz düşerse Arzu Restaurant’ı denemenizi tavsiye ederim.

Adres: Prof. Dr. Celal Öker Sok. No. 18 Harbiye İstanbul

Telefon: 0212 246 77 50


Kaymakci Pando

Bizim mutfağımızı dünyanın en zengin mutfaklarından biri yapan insan çeşitliliğimiz, yaşadığımız coğrafyada yaşamış ve yaşayan farklı yerlerden gelmiş ve farklı kültürlere sahip insanlar. Karadenizlilerin ekmekleri ve pideleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sadece ana malzeme olarak et ve buğday kullanarak yaptıkları binbir çeşit yemekler, Egelilerin zeytinyağlı sebze ve ot yemekleri, Rumların ve Ermenilerin lakerdası, midye dolması, Hatay sayesinde tanışık olduğumuz Arap mutfağı, Orta Asya’dan gelmiş Türklerle gelen mantı, pastırma, Rumeli’den göç edenlerle gelen köfte ve daha burada sayamadığımız daha nice mutfak… Tatlıcılarda sık sık yediğimiz tavuk göğsü tatlısı aslında Bizans saray mutfağında yaratılmış bir tatlı, yüzlerce yıl Bizanslı bir yaratıcı zihin tavuk etiyle sütü biraya getirip tatlı yapmayı düşünebilmiş, biz de bu tatlıyı Türk mutfağına miras olarak almışız ve yaşatmışız.

Bunun gibi mutfağımıza taşınmış şeylerden biri de Balkanlardan gelen mandıracılık ve kaymakçılık geleneği. Pando Sestaki (nam-ı diğer Kaymakçı Pando ya da Sütçü Pando ya da Bulgar) dedesinden devraldığı bu mesleği tabelası bile bulunmayan Beşiktaş çarşısındaki dükkanında yaklaşık 50 yıldır sürdürüyor.

Pando Amca yaşlı ama çakı gibi, her sabah saat 7’de işinin başında. Zaman zaman eşi Yoanna Hanım bazen de 2 oğlu işe yardım ediyorlar. Eskiden babasının ve dedesinin Tarabya’da mandıraları varmış. Şimdi ise süt Kemerburgaz’dan gelir, Pando Amca sık sık kaynayan sütü dibi tutmasın diye tezgahta karıştırır. Pando Amca bu sütten meşhur lüle kaymağını da yapar, isterseniz dükkanda balla beraber kahvaltı niyetine yersiniz isterseniz sardırır eve götürürsünüz. Yumurtalar Hadımköy’de çiftlikten özel gelir, Pando Amca bıldırcın yumurtası da satar.

Dükkanın içinde 4 masa var, sabah saatlerinde öğrenciler ve çevre esnafı kahvaltıya gelir. Süt, kaymak, yumurta ve balın yanında kahvaltılık sahanda yumurta, peynir, zeytin, domate bulunur Pando Amcanın yerinde. Eskiden nefis yoğurtta bulunurdu, ne yazık artık satmıyorlar.

Allah uzun ömürler versin Pando Amca, umarım daha seneler boyunca elinden süt içip kaymak yeriz. Pando’nun yerinde porsiyon bal kaymak, fırından yeni çıkmış yarım ekmek ve bir bardak ılık süt 4TL.

Adres: Mumcu Bakkal Sok. No.3 Beşiktaş İstanbul

Telefon: 0212 258 26 16


>Kaymakci Pando

>

Bizim mutfağımızı dünyanın en zengin mutfaklarından biri yapan insan çeşitliliğimiz, yaşadığımız coğrafyada yaşamış ve yaşayan farklı yerlerden gelmiş ve farklı kültürlere sahip insanlar. Karadenizlilerin ekmekleri ve pideleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sadece ana malzeme olarak et ve buğday kullanarak yaptıkları binbir çeşit yemekler, Egelilerin zeytinyağlı sebze ve ot yemekleri, Rumların ve Ermenilerin lakerdası, midye dolması, Hatay sayesinde tanışık olduğumuz Arap mutfağı, Orta Asya’dan gelmiş Türklerle gelen mantı, pastırma, Rumeli’den göç edenlerle gelen köfte ve daha burada sayamadığımız daha nice mutfak… Tatlıcılarda sık sık yediğimiz tavuk göğsü tatlısı aslında Bizans saray mutfağında yaratılmış bir tatlı, yüzlerce yıl Bizanslı bir yaratıcı zihin tavuk etiyle sütü biraya getirip tatlı yapmayı düşünebilmiş, biz de bu tatlıyı Türk mutfağına miras olarak almışız ve yaşatmışız. 

Bunun gibi mutfağımıza taşınmış şeylerden biri de Balkanlardan gelen mandıracılık ve kaymakçılık geleneği. Pando Sestaki (nam-ı diğer Kaymakçı Pando ya da Sütçü Pando ya da Bulgar) dedesinden devraldığı bu mesleği tabelası bile bulunmayan Beşiktaş çarşısındaki dükkanında yaklaşık 50 yıldır sürdürüyor.   

Pando Amca yaşlı ama çakı gibi, her sabah saat 7’de işinin başında. Zaman zaman eşi Yoanna Hanım bazen de 2 oğlu işe yardım ediyorlar. Eskiden babasının ve dedesinin Tarabya’da mandıraları varmış. Şimdi ise süt Kemerburgaz’dan gelir, Pando Amca sık sık kaynayan sütü dibi tutmasın diye tezgahta karıştırır. Pando Amca bu sütten meşhur lüle kaymağını da yapar, isterseniz dükkanda balla beraber kahvaltı niyetine yersiniz isterseniz sardırır eve götürürsünüz. Yumurtalar Hadımköy’de çiftlikten özel gelir, Pando Amca bıldırcın yumurtası da satar.

Dükkanın içinde 4 masa var, sabah saatlerinde öğrenciler ve çevre esnafı kahvaltıya gelir. Süt, kaymak, yumurta ve balın yanında kahvaltılık sahanda yumurta, peynir, zeytin, domate bulunur Pando Amcanın yerinde. Eskiden nefis yoğurtta bulunurdu, ne yazık artık satmıyorlar.

Allah uzun ömürler versin Pando Amca, umarım daha seneler boyunca elinden süt içip kaymak yeriz. Pando’nun yerinde porsiyon bal kaymak, fırından yeni çıkmış yarım ekmek ve bir bardak ılık süt 4TL.

Adres: Mumcu Bakkal Sok. No.3 Beşiktaş İstanbul

Telefon: 0212 258 26 16


Gaziantepli Mehmet Usta

Gaziantepli Mehmet Usta İstanbul’da Cerrahpaşa Hastanesi yakınında tam bilen gider tarzı bir yer. 2003 yılında Hürriyet’in yaptığı en iyi lahmacuncular seçiminde Türkiye çapında ilk 20’ye giren bir yer, İstanbul’da ise listeye giren 2-3 yerden biri. 

Gaziantepli Mehmet Usta 1986 yılında Kocamustafapaşa’da ilk yerini şimdiki yerine yakın bir yere açmış. Şimdiki yerine ise 1993’te geçmiş, şu anda tam olarak Adli Tıp’ın karşısında. Müşterileri arasında doktorlar, tıp öğrencileri ve çevrede Gaziantepli Mehmet Usta’nın yemeklerinin lezzetini bilenler çoğunlukta. Mekan aşağıdaki fotoğrafta görüleceği gibi gayet salaş ve sıradan bir yer, topu topu 8 masa var. Ama bu yerden İstanbul’un en lezzetli lahmacunlarından biri çıkıyor, benim için dekorasyondan çok lezzet önemli diyorsanız denemeniz gereken yerlerden biri.

Gaziantepli Mehmet Usta’da menü kebap ve lahmacun ağırlıklı. Eller el yakmaz cinsten gayet makul: lahmacun 3.5TL, ezogelin çorba 3TL, kuzu şiş 10TL, karışık kebap 15TL. 

Gaziantepli Mehmet Usta Antep işi lahmacunda usta. Lahmacunlar iri, 2 tanesini yiyerek doymak mümkün. Lahmacunlar kıtır ve az yağlı, zırhta çekilmiş koyun kıyması kullanılıyor. Soğan kullanılmamış, onun yerine sarımsak ve maydanoz var. Antep usulü lahmacun olarak İstanbul’da yiyebileceğiniz en iy lahmacunlardan.

Lahmacun dışında kuzu şiş alıyoruz. Bu da çok lezzetli, et az yağlı ve yumuşak. Bulgur pilavı üzerinde sade bir sunumla geliyor.

Adres: Kocamustafapaşa Caddesi No.126 (Cerrahpaşa yanında Adli Tıp karşısı) Kocamustafapaşa İstanbul

Telefon: 0212 632 05 41 / 588 16 06


>Gaziantepli Mehmet Usta

>

Gaziantepli Mehmet Usta İstanbul’da Cerrahpaşa Hastanesi yakınında tam bilen gider tarzı bir yer. 2003 yılında Hürriyet’in yaptığı en iyi lahmacuncular seçiminde Türkiye çapında ilk 20’ye giren bir yer, İstanbul’da ise listeye giren 2-3 yerden biri. 

Gaziantepli Mehmet Usta 1986 yılında Kocamustafapaşa’da ilk yerini şimdiki yerine yakın bir yere açmış. Şimdiki yerine ise 1993’te geçmiş, şu anda tam olarak Adli Tıp’ın karşısında. Müşterileri arasında doktorlar, tıp öğrencileri ve çevrede Gaziantepli Mehmet Usta’nın yemeklerinin lezzetini bilenler çoğunlukta. Mekan aşağıdaki fotoğrafta görüleceği gibi gayet salaş ve sıradan bir yer, topu topu 8 masa var. Ama bu yerden İstanbul’un en lezzetli lahmacunlarından biri çıkıyor, benim için dekorasyondan çok lezzet önemli diyorsanız denemeniz gereken yerlerden biri.

Gaziantepli Mehmet Usta’da menü kebap ve lahmacun ağırlıklı. Eller el yakmaz cinsten gayet makul: lahmacun 3.5TL, ezogelin çorba 3TL, kuzu şiş 10TL, karışık kebap 15TL. 

Gaziantepli Mehmet Usta Antep işi lahmacunda usta. Lahmacunlar iri, 2 tanesini yiyerek doymak mümkün. Lahmacunlar kıtır ve az yağlı, zırhta çekilmiş koyun kıyması kullanılıyor. Soğan kullanılmamış, onun yerine sarımsak ve maydanoz var. Antep usulü lahmacun olarak İstanbul’da yiyebileceğiniz en iy lahmacunlardan.

Lahmacun dışında kuzu şiş alıyoruz. Bu da çok lezzetli, et az yağlı ve yumuşak. Bulgur pilavı üzerinde sade bir sunumla geliyor.

Adres: Kocamustafapaşa Caddesi No.126 (Cerrahpaşa yanında Adli Tıp karşısı) Kocamustafapaşa İstanbul

Telefon: 0212 632 05 41 / 588 16 06


Hacibey Kebapçısı

İskender kebabını yapıp Bursa’dan çıkarak meşhur olmuş bildiğim kadarıyla 3 aile var; bunlar İskenderoğlu, Uludağ ve Hacıbey aileleri… Hacıbey kebapçılığa 1934 yılında Bursa’da başlamış. Zamanla franchising vermeye başlamışlar, benim ziyaret ettiğim Nişantaşı şubesi 1995 yılında açılmış. Genel olarak edindiğim izlenim franchising verirken döner kebabın kalite ve lezzetini korumuşlar, ancak döner kebap dışında kalan yiyeceklerde bir lezzet ve kalite problemi var.

Hacıbey Kebap konum olarak Teşvikiye Caddesi üzerinde Teşvikiye Camisine oldukça yakın.

Hacıbey iskender kebap ismi tescilli olduğu için bu ismi kullanmıyor, Hacıbey kebap diyor. Menüsünde Hacıbey kebap dışında mercimek çorba, çoban salatası, tatlı olarak peynir ve Kemalpaşa tatlısı var. Fiyatlar Kebapçı İskender ayarında, bu kebabı yapanlar aralarında anlaşmışlar gibi aynı bu kebabın porsiyonunu 17-18TL’den satıyorlar, Bursa’ya gitseniz dahi bu fiyattan yiyorsunuz. Hacıbey’de kebabın porsiyonu 20.5TL’den satılıyor (fiyat en son Aralık 2010’da kontrol edilmiştir).

Girişi az mercimek çorbası ile yapıyoruz. Çorba Hacıbey gibi biryerden beklenecek lezzet ve kalitede değil. Öncelikle tuzu çok fazla. Onun dışında menüde çorbanın tereyağlı olduğu yazıyor ama içinde herhangi bir tereyağı tadı yok. Ayrıca bu çorbanın lezzetli olması için et suyuyla yapılması gerekir, böyle birşey de yok. Sonuçta sıradan bir esnaf lokantasında daha lezzetlisini yiyebileceğiniz bir mercimek çorbasına 5 TL veriyorsunuz.

Ardından Hacıbey kebabımız geliyor. Kebabın döneri parça et ve kıyma karışımı. Kıyma olmasında problem yok, iskender kebap için kullanılan dönerde bir miktar kıyma konuyor. Bu kebap gerçekten lezzetli, eti, tereyağı ve yoğurdunun lezzeti yerinde. Kebap yanında közlenmiş biber ve domates ile servis ediliyor. Yediğim en lezzetli iskender değil ama en iyilerinden biri diyebilirim.

Son olarak ise kaymaklı peynir tatlısı alıyoruz. Bursa’nın yerel bir tatlısı olan bu tatlı tuzsuz peynir, irmik, süt ve un ile yapılıyor, yanında ufak bir parça kirece yatırılmış kabak tatlısı da koymuşlar. Açıkçası bu peynir tatlısını yanındaki kaymak yediriyor yoksa gayet sıradan bir tatlı.

Hacıbey ziyaretinden edindiğim izlenim burada sadece iskender yenilir ve çıkılır şeklinde, diğer şeyler hem sıradan hem de hesabı gereksiz bir şekilde şişiriyor.

Nişantaşı şube adres : Teşvikiye Cad. NO:156/B TEŞVİKİYE İSTANBUL
Telefon : 0212 231 71 34

Kadıköy şube adres : Bağdat Cad. NO:165 SELAMİÇEŞME KADIKÖY İSTANBUL
Telefon : 0216 363 90 61

Bursa Merkez adres : Bursa Yalova yolu, Kumluk mevkii BP içi BURSA
Telefon : 0224 211 00 28

Kırıkkale şube adres : Ovacık mah. Samsun Bulvarı No:124/33 Makro AVM KIRIKKALE
Telefon : 0316 224 96 97

Antalya şube adres : Çağlayan Mah. Barınaklar Bulvarı No:54/1 Lara ANTALYA
Telefon : 0242 324 20 80

Internet sitesi: http://www.hacibeykebapcisi.com/