Dogu Karadeniz Pide Sarayi

Doğu Karadeniz Pide Sarayı Şişli’nin en iyi pidecisi ve kurufasülyecisi. Sahipleri Rizeli olan bu yer Şişli Camisinin karşısında Şişli Adliye sırasında 30 yıldır hizmet veriyor.

Bu mütevazi görünümlü yerde odun ateşinde taşfırında pişmiş nefis pideler, taş çömlekte pişmiş (demlenmiş) kurufasülye, yaprak döner yiyebilirsiniz ya da enfes kendi yapımları pide eşliğinde bir çorba içebilirsiniz.

Doğu Karadeniz Pide Sarayı bir esnaf lokantası. Öğlen saatlerinde oldukça dolu olan bu yerin civarda pekçok müdavimi var, ben de son 2 senedir canım güzel pide ya da kurufasülye yemek istediğimde buraya uğruyorum. Fiyatlar makul, çorbalar 3TL, pideler 7.5-10TL arası, kurufasülye 6.5TL.

Doğu Karadeniz Pide Sarayında defalarca yemek yedim, menülerinde olan şeylerin çoğunu denedim. Çorbaları, özellikle ezogelin çorbaları lezzetli. Ama asıl en güzeli çorbanın yanında verdikleri dilimlenmiş Ramazan pidesi, bazen sırf bu pide için çorba içtiğim oluyor.

Kurufasülyeyi gerçek ispir fasülyesi, kuşbaşı et ve Vakfıkebir tereyağı kullanarak çömlekte yapıyorlar. Kurufasülye bol tereyağlı, bir tabak yediğinizde sanki bir porsiyon iskender kebap yemiş gibi oluyorsunuz. Nefis bir fasülye, İstanbul’da yediklerim içinde en iyilerinden.

Pideler taş fırında odun ateşinde pişiyor. Benim favorim Rize’den gelen kavurmayı kullandıkları kavurmalı kaşarlı pide. Bunun dışında kuşbaşılı ya da kıymalı pideleri de tavsiye ederim. Pide servis edilirken isterseniz bir miktar pideye süresiniz diye Vakfıkebir tereyağı da veriyorlar.

Doğu Karadeniz Pide Sarayı’nda döner de ortalamanın üzerinde ama bence burada asıl yenmesi gerekenler pide ve kurufasülye.

Adres: Abide-i Hürriyet Cad. 225 (Şişli camisi karşısı)

Telefon: 0212 2332426 / 0212 2339707

Reklamlar

Dogu Karadeniz Pide Sarayi

Doğu Karadeniz Pide Sarayı Şişli’nin en iyi pidecisi ve kurufasülyecisi. Sahipleri Rizeli olan bu yer Şişli Camisinin karşısında Şişli Adliye sırasında 30 yıldır hizmet veriyor.

Bu mütevazi görünümlü yerde odun ateşinde taşfırında pişmiş nefis pideler, taş çömlekte pişmiş (demlenmiş) kurufasülye, yaprak döner yiyebilirsiniz ya da enfes kendi yapımları pide eşliğinde bir çorba içebilirsiniz.Doğu Karadeniz Pide Sarayı bir esnaf lokantası. Öğlen saatlerinde oldukça dolu olan bu yerin civarda pekçok müdavimi var, ben de son 2 senedir canım güzel pide ya da kurufasülye yemek istediğimde buraya uğruyorum. Fiyatlar makul, çorbalar 3TL, pideler 7.5-10TL arası, kurufasülye 6.5TL.

Doğu Karadeniz Pide Sarayında defalarca yemek yedim, menülerinde olan şeylerin çoğunu denedim. Çorbaları, özellikle ezogelin çorbaları lezzetli. Ama asıl en güzeli çorbanın yanında verdikleri dilimlenmiş Ramazan pidesi, bazen sırf bu pide için çorba içtiğim oluyor.

Kurufasülyeyi gerçek ispir fasülyesi, kuşbaşı et ve Vakfıkebir tereyağı kullanarak çömlekte yapıyorlar. Kurufasülye bol tereyağlı, bir tabak yediğinizde sanki bir porsiyon iskender kebap yemiş gibi oluyorsunuz. Nefis bir fasülye, İstanbul’da yediklerim içinde en iyilerinden.

Pideler taş fırında odun ateşinde pişiyor. Benim favorim Rize’den gelen kavurmayı kullandıkları kavurmalı kaşarlı pide. Bunun dışında kuşbaşılı ya da kıymalı pideleri de tavsiye ederim. Pide servis edilirken isterseniz bir miktar pideye süresiniz diye Vakfıkebir tereyağı da veriyorlar.

Doğu Karadeniz Pide Sarayı’nda döner de ortalamanın üzerinde ama bence burada asıl yenmesi gerekenler pide ve kurufasülye.

Adres: Abide-i Hürriyet Cad. 225 (Şişli camisi karşısı)

Telefon: 0212 2332426 / 0212 2339707


Sadrazam Mahmut

Sadrazam Mahmut uzun zamandır gitmek istediğim yerlerden biriydi. Özellikle Mart-Nisan ayının uykuluk mevsimi olması ve haftasonunda havanın güzel olmasını fırsat bilip sonunda gittik Sadrazam Mahmut’a. Sadrazam Mahmut Sütlüce’de Haliç kıyısında, Rahmi Koç müzesine çok yakın.

Hikayesi ilginç Sadrazam Mahmut’un. 1964’te Adanalı Mahmut Zevkli tarafından kurulmuş. Mahmut Usta Ceyhan’dan İstanbul’a et lokantası açmak için gelmiş, etin kaynağına yakın olayım diye de Sütlüce’yi seçmiş, hemen mezbahanın yanına yerleşmiş. Seçtiği yer eskiden ahırmış. Hergün mezbahadan etin en güzel parçalarını seçip müşterilerine yedirirmiş. Sütlüce mezbahası 1990’da yıkıldı, Sadrazam Mahmut şimdi Haliç kıyısında yeşil bir parka bakıyor ve etrafı gayet temiz.

Sadrazam lakabına gelince bu Mahmut Ustanın lokantasında her gece muhabbet koyulaşınca başına kavuk geçirip gırgır ve şamatayı başlatmasından geliyor. Bir nevi tuluat yaparmış, müşterilere takılırmış şakalar yaparmış. Lokantanın şimdiki sahibi Ilgın Kaya çırak olarak Sadrazam Mahmut’a girmiş ve işi ustasından öğrenmiş. Menü ve yemeklerin yapımında kullanılan tarifler Sadrazam Mahmut’ta hiç değişmemiş. 

Sadrazam Mahmut’ta iç kısımda masaların yanında mangallar var, isterseniz sakatat ve etleri masanızın yanında sizin için pişiriyorlar ya da siz pişiriyorsunuz. Biz balkona oturduk.

Sadrazam Mahmut’ta uykuluğun yanında meşhur yemekleri kendi yapımı sucukları, kokoreçleri, kavurmaları, köfteleri ve kaymaklı bulgur pilavları. Bunun dışında menülerinde mumbar dolması, pirzola, zeytinyağlılar, tavuk kanat, böbrek ve koç yumurtası da var.

Biz girişi yoğurt, gavurdağı salata ve kurutulmuş domates ile yaptık. Yoğurdu Bolu’da özel yaptırıyorlarmış, koyun ve inek sütü karışımı bir yoğurt, güzel. Salata orta, kurutulmuş domates oldukça hoşumuza gitti. Baharatlar ve sarımsak kullanılarak domatese hoş bir tat kazandırılmış.

Ardından yarım porsiyon ızgara sucuk geldi. Sucuk az baharatlı, lezzet olarak ortalama üstü ama çok özel değil.  

Ardından yarım porsiyon köfte ve kaymaklı pilav geldi. Köfteye bolca sarımsak katılmış, lezzet olarak orta. İsmi et lokantası olan bir yerde insan daha lezzetli etler bekliyor. Pilav oldukça lezzetli, müessesenin özel yemeklerinden. Bir tavanın içinde bulgur et suyu, kaymak, tereyağı, domates, biber, kavurma ile yanınızda pişiriliyor.

Son olarak gelen uykuluk ise lezzetin zirve noktası. Fındık uykuluk (hayvanın ciğerine yakın bir bölgeden çıkıyor) ve gerdan uykuluk beraber sunuluyor. Uykuluk ızgarada piştikten sonra üzerine pul biber ve kekik dökülerek sade bir şekilde servis edilmiş. 

Sadrazam Mahmut içkili bir et lokantası. Fiyatlar orta seviyede; uykuluk 11TL, kaymaklı pilav 10TL, sucuk 13.5TL, yoğurt 4TL, meze ve salatalar 5-6TL.

Adres: Kumbarhane Caddesi No.64 Halıcıoğlu İstanbul

Telefon: 0212 2372155

Internet sitesi: http://www.sadrazammahmut.com/


Sadrazam Mahmut

 

Sadrazam Mahmut uzun zamandır gitmek istediğim yerlerden biriydi. Özellikle Mart-Nisan ayının uykuluk mevsimi olması ve haftasonunda havanın güzel olmasını fırsat bilip sonunda gittik Sadrazam Mahmut’a. Sadrazam Mahmut Sütlüce’de Haliç kıyısında, Rahmi Koç müzesine çok yakın.

Hikayesi ilginç Sadrazam Mahmut’un. 1964’te Adanalı Mahmut Zevkli tarafından kurulmuş. Mahmut Usta Ceyhan’dan İstanbul’a et lokantası açmak için gelmiş, etin kaynağına yakın olayım diye de Sütlüce’yi seçmiş, hemen mezbahanın yanına yerleşmiş. Seçtiği yer eskiden ahırmış. Hergün mezbahadan etin en güzel parçalarını seçip müşterilerine yedirirmiş. Sütlüce mezbahası 1990’da yıkıldı, Sadrazam Mahmut şimdi Haliç kıyısında yeşil bir parka bakıyor ve etrafı gayet temiz.

Sadrazam lakabına gelince bu Mahmut Ustanın lokantasında her gece muhabbet koyulaşınca başına kavuk geçirip gırgır ve şamatayı başlatmasından geliyor. Bir nevi tuluat yaparmış, müşterilere takılırmış şakalar yaparmış. Lokantanın şimdiki sahibi Ilgın Kaya çırak olarak Sadrazam Mahmut’a girmiş ve işi ustasından öğrenmiş. Menü ve yemeklerin yapımında kullanılan tarifler Sadrazam Mahmut’ta hiç değişmemiş.

Sadrazam Mahmut’ta iç kısımda masaların yanında mangallar var, isterseniz sakatat ve etleri masanızın yanında sizin için pişiriyorlar ya da siz pişiriyorsunuz. Biz balkona oturduk.

Sadrazam Mahmut’ta uykuluğun yanında meşhur yemekleri kendi yapımı sucukları, kokoreçleri, kavurmaları, köfteleri ve kaymaklı bulgur pilavları. Bunun dışında menülerinde mumbar dolması, pirzola, zeytinyağlılar, tavuk kanat, böbrek ve koç yumurtası da var.

Biz girişi yoğurt, gavurdağı salata ve kurutulmuş domates ile yaptık. Yoğurdu Bolu’da özel yaptırıyorlarmış, koyun ve inek sütü karışımı bir yoğurt, güzel. Salata orta, kurutulmuş domates oldukça hoşumuza gitti. Baharatlar ve sarımsak kullanılarak domatese hoş bir tat kazandırılmış.

Ardından yarım porsiyon ızgara sucuk geldi. Sucuk az baharatlı, lezzet olarak ortalama üstü ama çok özel değil.

Ardından yarım porsiyon köfte ve kaymaklı pilav geldi. Köfteye bolca sarımsak katılmış, lezzet olarak orta. İsmi et lokantası olan bir yerde insan daha lezzetli etler bekliyor. Pilav oldukça lezzetli, müessesenin özel yemeklerinden. Bir tavanın içinde bulgur et suyu, kaymak, tereyağı, domates, biber, kavurma ile yanınızda pişiriliyor.

Son olarak gelen uykuluk ise lezzetin zirve noktası. Fındık uykuluk (hayvanın ciğerine yakın bir bölgeden çıkıyor) ve gerdan uykuluk beraber sunuluyor. Uykuluk ızgarada piştikten sonra üzerine pul biber ve kekik dökülerek sade bir şekilde servis edilmiş.

Sadrazam Mahmut içkili bir et lokantası. Fiyatlar orta seviyede; uykuluk 11TL, kaymaklı pilav 10TL, sucuk 13.5TL, yoğurt 4TL, meze ve salatalar 5-6TL.

Adres: Kumbarhane Caddesi No.64 Halıcıoğlu İstanbul

Telefon: 0212 2372155

Internet sitesi: http://www.sadrazammahmut.com/


Begendik Kayseri Mutfagi

Kayseri mutfağı çok aşina olduğum bir mutfak değil, Ankara’ya gittiğim zaman bir tanıdığım beni Kayseri mutfağının yapıldığı bir yere götürmeyi teklif edince sevindim. Çankaya merkezde Libya Caddesi’nde olan Beğendik Kayseri Mutfağı gerçekten Kayseri’ye özgü birçok yemeği sunuyor. Menüde olanlara bakacak olursak bamya çorbası, mantı çeşitleri, fırınağzı , etli yaprak sarma , yağlama , pastırmalı kuru fasülye gibi yöreye ait lezzetler var. Beğendik Kayseri Mutfağı hamur işleri yönünden de çok zengin, bunları tatma şansım olmadı ama göze çarpan şeylerden bazıları cevizli kete, Kayseri halkası, baklava çeşitleri, katmer, bazlama, ıspanaklı patatesli börekler oldu.

Girişte öncelikle iştah açıcı olarak bazlama ve bir miktar çemen getirdiler. Her ikisi de gayet lezzetli. Sonra kıymalı yaprak sarması aldık. Yaprak sarma gerçekten çok minik açılmış, aşağıdaki 1 porsiyon tabakta 30-40 sarma vardı. Pişirirken suyuna domates sosu katılmış, yoğurdu üzerinde gayet lezzetliydi.

Ardından kıymalı yağlama geldi, bence gecenin yıldızı bu yağlamaydı. Kuzu kıymasından yapılmış enfes bir pide. Hamur çok ince ve kıymanın suyu sebebiyle yumuşacık. Yağlamanın görünüşü lahmacunu andırıyor ama malzeme olarak safi kuzu kıyması kullanılıyor, lahmacundaki gibi kıymanın içinde soğan, maydanoz gibi şeyler yok. Harika bir lezzet. Bu yağlamanın aynı zamanda peynirlisini de yapıyorlarmış.

Mantı çeşitleri olarak kıymalı mantı, yağ mantısı ve tepsi mantısı çeşitleri var. Biz yağ mantısını deneyelim dedik. Gelen mantı yalancı mantıyı andırıyordu, içinde kıyma olan büyük hamur topları yağda kızartılmış üzerinde ise domatesli ve yoğurtlu bir sos dökülmüş. Tad olarak beni çok tatmin etmedi, klasik Kayseri mantısı alsak muhtemelen daha iyi bir seçim olurdu. Bu arada sizin de dikkatinizi çekmiştir, Kayseri mutfağında hemen her yemeğe yoğurt ya da yoğurtlu bir sos eşlik ediyor. Benim gibi yemekle birlikte yoğurt yemeyi seviyorsanız bu yemeklerin çoğundan muhtemelen hoşlanacaksınız.

Son olarak fırınağzı alıyoruz. Bu güvecin içinde taş fırında pişmiş kuzu kaburgası. Et yumuşacık olmuş ve gerçekten ağzınızda dağılıyor. Etin yanında domates ve biber konmuş, tat vermek içinse sadece karabiber var. Bir nevi az sebzeli güveç gibi, oldukça lezzetli.

Beğendik Kayseri Mutfağı orijinal ve çok lezzetli yemekler sunan güzel bir yer. Fiyatlar da yüksek değil, mantılar 7-8TL, fırınağzı 16TL, kıymalı yağlama 8.5TL.

Adres: Libya Caddesi No.34 Çankaya Ankara

Telefon: 0312 4339080


Begendik Kayseri Mutfagi

Kayseri mutfağı çok aşina olduğum bir mutfak değil, Ankara’ya gittiğim zaman bir tanıdığım beni Kayseri mutfağının yapıldığı bir yere götürmeyi teklif edince sevindim. Çankaya merkezde Libya Caddesi’nde olan Beğendik Kayseri Mutfağı gerçekten Kayseri’ye özgü birçok yemeği sunuyor. Menüde olanlara bakacak olursak bamya çorbası, mantı çeşitleri, fırınağzı , etli yaprak sarma , yağlama , pastırmalı kuru fasülye gibi yöreye ait lezzetler var. Beğendik Kayseri Mutfağı hamur işleri yönünden de çok zengin, bunları tatma şansım olmadı ama göze çarpan şeylerden bazıları cevizli kete, Kayseri halkası, baklava çeşitleri, katmer, bazlama, ıspanaklı patatesli börekler oldu.

Girişte öncelikle iştah açıcı olarak bazlama ve bir miktar çemen getirdiler. Her ikisi de gayet lezzetli. Sonra kıymalı yaprak sarması aldık. Yaprak sarma gerçekten çok minik açılmış, aşağıdaki 1 porsiyon tabakta 30-40 sarma vardı. Pişirirken suyuna domates sosu katılmış, yoğurdu üzerinde gayet lezzetliydi.

Ardından kıymalı yağlama geldi, bence gecenin yıldızı bu yağlamaydı. Kuzu kıymasından yapılmış enfes bir pide. Hamur çok ince ve kıymanın suyu sebebiyle yumuşacık. Yağlamanın görünüşü lahmacunu andırıyor ama malzeme olarak safi kuzu kıyması kullanılıyor, lahmacundaki gibi kıymanın içinde soğan, maydanoz gibi şeyler yok. Harika bir lezzet. Bu yağlamanın aynı zamanda peynirlisini de yapıyorlarmış.

Mantı çeşitleri olarak kıymalı mantı, yağ mantısı ve tepsi mantısı çeşitleri var. Biz yağ mantısını deneyelim dedik. Gelen mantı yalancı mantıyı andırıyordu, içinde kıyma olan büyük hamur topları yağda kızartılmış üzerinde ise domatesli ve yoğurtlu bir sos dökülmüş. Tad olarak beni çok tatmin etmedi, klasik Kayseri mantısı alsak muhtemelen daha iyi bir seçim olurdu. Bu arada sizin de dikkatinizi çekmiştir, Kayseri mutfağında hemen her yemeğe yoğurt ya da yoğurtlu bir sos eşlik ediyor. Benim gibi yemekle birlikte yoğurt yemeyi seviyorsanız bu yemeklerin çoğundan muhtemelen hoşlanacaksınız.

Son olarak fırınağzı alıyoruz. Bu güvecin içinde taş fırında pişmiş kuzu kaburgası. Et yumuşacık olmuş ve gerçekten ağzınızda dağılıyor. Etin yanında domates ve biber konmuş, tat vermek içinse sadece karabiber var. Bir nevi az sebzeli güveç gibi, oldukça lezzetli.

Beğendik Kayseri Mutfağı orijinal ve çok lezzetli yemekler sunan güzel bir yer. Fiyatlar da yüksek değil, mantılar 7-8TL, fırınağzı 16TL, kıymalı yağlama 8.5TL.

Adres: Libya Caddesi No.34 Çankaya Ankara

Telefon: 0312 4339080


Ciya Sofrasi

Çiya Sofrası çok bilinmesi ve hakkında çok şey yazılması sebebiyle şu ana kadar yazmadığım yerlerden biriydi. Ama Kadıköy’de tüm iyi yemek adreslerini yazıp Çiya Sofrası’nı yazmamak haksızlık olacak.

Benim Çiya’yla ilişkim Kadıköy’de oturuyor olmanın avantajıyla henüz yeni açıldığı ve meşhur olmadığı zaman başladı. İlk zamanlarda şu anda hizmet verdiği 3 yerin en küçüğünde lahmacun ve kebap vardı. Zamanla aslen Antep’li olan Musa Dağdeviren kendini yemek antropologluğuna verdi, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan ama az bilinen yemekleri yapıp lokantasında sunmaya başladı. Aynı zamanda “Yemek ve Kültür” diye bir dergi çıkarmaya başladı, yemek işiyle son derece ciddi yaklaşan ve yemek konusunda meraklı birisi kendisi. Ne zaman Çiya’ya gitseniz hiç ismini duymadığınız ama Anadolu’nun bir yerinde yapılan ya da eskiden yapılmış olan bir yemeği Çiya’da bulabilirsiniz. Bu açıdan Çiya sanki bir Türk mutfağı sergisi gibi bir yer ve benzeri az olan bir yer.

Kürtçe dağ anlamına gelen Çiya ismine kanıp sadece doğu ve güneydoğu anadolu yemekleri var burada diye düşünürseniz yanılırsınız. Pekçok Ege, İç Anadolu ve zaman zaman Osmanlı saray mutfağı yemekleri de Çiya’da çıkıyor. Bunun dışında sahibinin Antepli olması sebebiyle geniş bir kebap çeşitliliği de var.

Çiya Sofrasında eskiden fiyatlar çok uygundu, artan şöhreti ile birlikte fiyatlar arttı. Şu sıralar çorbalar 4-6TL, kebaplar 15-25TL, sulu yemekler 8-15TL civarında.

Adres: Caferağa Mah. Güneşlibahçe Sok. No.32/A Kadıköy İstanbul

Telefon: 0216 4185115 / 3363013

Internet sitesi: http://www.ciya.com.tr/

View Larger Map