Bira

Milliyet gazetesinde Vedat Milör’un bu hafta yazdığı En İyi Biralar yazısını gördünüz mü? Yazılanlar tamamen benim şahsi deneyimimle uyuşuyor. Ülkemizde satışı yapılan biralar arasında yapılan kör tadımda Çek Budweiser’ı 1., Alman Beck’s 2. en lezzetli bira seçilmiş. Son sırada ise ülkemizin en çok satılan birası Efes Pilsen var.

Pekçok bira firması içimi kolaylaştırmak, fermentasyon aşamasını hızlandırmak ve insanlarda alışkanlık yaratmak için biralarına glükoz katıyorlar. Bunun sonucunda bira firmaları finansal olarak daha fazla kazanç sağlıyorlar ve içenler ise yüksek glükoz sebebiyle karaciğer rahatsızlığına sahip oluyor. Bu bana sigara üreten firmaların uzun yıllar sigaranın zararını bilmelerine rağmen tüketiciden saklamalarını hatırlatıyor. Ülkemizde bira yapım standartlarının üretici firmalar lehine belirlenmiş olması sebebiyle firmalar bunu yapabiliyor. Örnek olarak Almanya’ya bakacak olursanız burada yüzyıllardır uygulanan bira imalat standartları var ve firmalar bizdeki kadar sağlıksız (ve lezzetsiz) içecekleri tüketiciye sağlayamıyorlar.
Bira dünyanın en eski içeceklerinden biri aslında. Sanıyorum ilk olarak Türkiye’nin çok yakınında Mezopotamya topraklarında ilk bira yapılmış. Bira çeşitliliği ve imalatı konusunda en iyi ülkelerin (Belçika, Almanya, İngiltere, Japonya) biralarını tadacak olursanız aslında içtiğimiz şeylerin ne kadar yavan olduğunu göreceksiniz. Belçika’da sadece Belçika’nın tamamında yapılan yaklaşık 250 çeşit biranın satıldığı bir pub hatırlıyorum. İçinde kırmızı renkli tadı şarabı andıran biradan, buğdaydan yapılan biralara inanılmaz bir çeşitlilik vardı. İngiltere’deki publarda satılan ‘ale’ ve biralar ise biranın orijinalinde içine karbondioksit basılıp gazlanmamış olduğunu, firmaların bu işlemi birayı kolaya benzetmek için yaptığını gösteriyor.
Bira aslında tahıldan yapıldığı için B vitamini ve mineraller açısından çok sağlıklı bir içecek. Umarım bizde de bu konuda yakında bilinçlenme artar ve daha iyi ve sağlıklı biraları görmeye başlarız.

Bira

Milliyet gazetesinde Vedat Milör’un bu hafta yazdığı En İyi Biralar yazısını gördünüz mü? Yazılanlar tamamen benim şahsi deneyimimle uyuşuyor. Ülkemizde satışı yapılan biralar arasında yapılan kör tadımda Çek Budweiser’ı 1., Alman Beck’s 2. en lezzetli bira seçilmiş. Son sırada ise ülkemizin en çok satılan birası Efes Pilsen var.

Pekçok bira firması içimi kolaylaştırmak, fermentasyon aşamasını hızlandırmak ve insanlarda alışkanlık yaratmak için biralarına glükoz katıyorlar. Bunun sonucunda bira firmaları finansal olarak daha fazla kazanç sağlıyorlar ve içenler ise yüksek glükoz sebebiyle karaciğer rahatsızlığına sahip oluyor. Bu bana sigara üreten firmaların uzun yıllar sigaranın zararını bilmelerine rağmen tüketiciden saklamalarını hatırlatıyor. Ülkemizde bira yapım standartlarının üretici firmalar lehine belirlenmiş olması sebebiyle firmalar bunu yapabiliyor. Örnek olarak Almanya’ya bakacak olursanız burada yüzyıllardır uygulanan bira imalat standartları var ve firmalar bizdeki kadar sağlıksız (ve lezzetsiz) içecekleri tüketiciye sağlayamıyorlar.
Bira dünyanın en eski içeceklerinden biri aslında. Sanıyorum ilk olarak Türkiye’nin çok yakınında Mezopotamya topraklarında ilk bira yapılmış. Bira çeşitliliği ve imalatı konusunda en iyi ülkelerin (Belçika, Almanya, İngiltere, Japonya) biralarını tadacak olursanız aslında içtiğimiz şeylerin ne kadar yavan olduğunu göreceksiniz. Belçika’da sadece Belçika’nın tamamında yapılan yaklaşık 250 çeşit biranın satıldığı bir pub hatırlıyorum. İçinde kırmızı renkli tadı şarabı andıran biradan, buğdaydan yapılan biralara inanılmaz bir çeşitlilik vardı. İngiltere’deki publarda satılan ‘ale’ ve biralar ise biranın orijinalinde içine karbondioksit basılıp gazlanmamış olduğunu, firmaların bu işlemi birayı kolaya benzetmek için yaptığını gösteriyor.
Bira aslında tahıldan yapıldığı için B vitamini ve mineraller açısından çok sağlıklı bir içecek. Umarım bizde de bu konuda yakında bilinçlenme artar ve daha iyi ve sağlıklı biraları görmeye başlarız.