Sultan Sofrasi

Yurdumuzun pekçok yöresi gibi Antakya mutfağının en özel yemekleri aslında evlerde pişiyor, dışarıda lokantalarda çok fazla bu özel lezzetleri bulamıyorsunuz. Eğer Antakya’da bir tanıdığınız yoksa evlerde pişen yemekleri tadabileceğiniz birkaç yerden biri Sultan Sofrası. Sultan Sofrasında daha çok evlerde pişen ve dışarıda çok fazla bulamayacağınız yoğurt aşı, aşur, oruk, kaytaz böreği, semirsek, ceviz tatlısı, zeytin tatlısı gibi tadlar bulabiliyorsunuz. Sultan Sofrası’nın bir genel menüsü bir de hergün değişen ve genelde yerel lezzetlerden oluşan haftalık menüsü var.

İki katlı hoş bir mekanı var Sultan Sofrası’nın. Antakya tutucu biryer olmamasına rağmen Arap kültüründe olduğu gibi alt kısımda erkekler üst kısımda ise aileler yemek yiyor.

İlk önce Antakya’da lokantalarda adet olduğu üzere masamıza taze nane geliyor. Lübnan lokantalarında da adet bu şekilde, eminim Suriye’de bu şekildedir. Arap mutfağında taze nane ve zahter en çok sevilen yeşillikler.

Daha sonra söylediğimiz tereyağlı humus ve taze zahter salatası geliyor. Çorba olarak ekşi aşı istemiştik. Bu çorbada yoğun bir kuzu eti lezzeti var, tadı Antep’in yuvalamasına benziyor. Yoğurt aşı Antakya’ya özgü tuzlu yoğurt kullanarak yapılmış, enfes bir şey. Humus ve zahter salatasına zaten laf yok, bu ikisini Antakya’da kötü yapan bir yere raslamak imkansız.

Ana yemek olarak saç oruğu ve kağıt kebabı söylemiştik. Her ikisi de gayet güzeller, dana eti kullanarak yapılmışlar bu sebeple fazla yağlı değiller. Ben koyun etini tercih ederdim ama Antakya’da dana eti daha yaygın gibi.

Sultan Sofrası’nda fiyatlar uygun, belki Antakya’daki diğer lokantalardan biraz fazla ama İstanbul ölçülerinde gayet makul fiyatlar.

Internet sitesi: http://www.sultansofrasi.com/

Adres: İstiklal Cad. No.20 Antakya


Abdo Doner

Abdo Döner tavsiyesini ilk olarak Löplöpçülerin Antakya gezisi yazısında görmüştüm. Askerliğini İskenderun’da yapmış biri olarak bu civarda dönerin ne kadar lezzetli yapıldığını iyi bilirim. Antakya’ya gelince de döner denemek farz olmuştu, Hürriyet Caddesi üzerinde Abdo Dönerin yolunu tuttuk.

Dürüm döner siparişimizi verdik. İlk olarak masamıza nane biber ve limondan oluşan yeşillik tabağı geldi. Dönerle verilen bu yeşillik bizi çok memnun etti. İzmir’de de döneri rokalı servis ederler çok lezzetli olur. Bu kadar doğal taze nanenin tadını unutmuşuz. İnanın Migros gibi marketlerin taze nane diye sattığı şeyler nane değil, bu tadı almak için Antakya gibi yerlere gelmek lazım.

Antakya dürüm dönerin özelliği dürümün içine sürülen salça. Antakya dışında da bu tip dönerden çok yedim ama bu lezzet yok. Sanırım Antakya dışında genellikle ketçap ya da doğal olmayan salça kullanılıyor, Antakya’da ise bu dürün dönerin lezzetine insan doyamıyor. Bunun dışında dürümün içine sumaklı maydonazlı soğan konuyor. Yaprak döner ile tüm bunlar buluşunca ortaya enfes bir tat çıkıyor. Antakya insanı döneri de almış ve kendi damak zevkine uydurarak bu nefis lezzeti çıkarmış.


Bellur Saray

Antakya’ya gittiğimiz zaman bekletilerimizi en yüksekte tuttuğumuz şeylerden biri de künefeydi. Şu ana kadar yediğim en lezzetli künefeyi Lübnan’da yemiş biri olarak Antakya’da çok iyi künefeler bulacağımı düşünüyordum. Beklentilerimin çok yüksek olmasından gerek maalesef Antakya genel olarak künefe konusunda biraz hayal kırıklığına uğrattı. Evet yerel halk künefeyi çok seviyor ve özellikle çarşıda birçok künefeci var ama lezzet olarak diğer şehirlerdeki künefelerden çok farklı değiller. Bunda sanırım Antakya’da künefenin büyük bir endüstri olup özellikle künefenin peynirinin tüm illere Antakya’dan gitmesi de sebeb sanırım.

Antakya’da yaşıyan yakınlarımıza özellikle en iyi künefeyi nerede yiyebileceğizi sorduk. Verdiği tavsiyelerden biri Atatürk Caddesi üzerinde yeni açılmış olan Bellur Saray oldu. Burası birçok yerden farklı olarak künefeyi közde hazırlıyor. Ayrıca ilkelerimiz diye astıkları tabelaya bakınca neden farklı olduklarını anlıyorsunuz.Bakın şöyle diyorlar künefe için:

Antakya künefesinin

· Yayladağı keçi peynirinden olacağına

· Yayladağı keçi tereyağından olacağına

· Közde taze hazırlayacağımıza

· Kristal şekerden şire yapacağımıza (glikoz şurubu olmaacağına)

Söz veriyoruz…

Aslında bu astıkları yazı iyi künefenin tüm sırlarını veriyor. Gerçekten de burada yediğimiz künefe Antakya’da yediğimiz en iyi künefeydi.

Burada denediğimiz başka bir tatlı da haytalı idi ve o da oldukça başarılıydı. Haytalı bici bici tatlısının üzerine dondurma konarak sunulan versiyonu. Bici bici ne diyecek olursanız bu da Adana ve Antakya civarlarında nişasta ve gül suyu ile hazırlanan hafif bir tatlı. Antakya’da sokakta seyyar arabalar bile satıyor. Tatlının üzerine buz konursa bici bici dondurma konursa haytalı oluyor. Bellur Saray’da özellikle kullandıkları Maraş dondurması çok başarılı idi.

Adres: Atatürk Cad. No. 25 Antakya

Tel: 0326 2165151 – 0326 2165152

Internet sitesi: http://bellur.com.tr/



Antakya tepsi kebabi

Herhalde Antakya’yı en iyi anlatan yemeklerden biri tepsi kebabı ya da Arapça adıyla lahmisinidir. Aslında yapılması zor bir kebap değil evde de yapılabilir ama Antakya dışında bu kadar lezzetlisini yapmak kolay değil. İçine giren sebzelerin ve etin doğallığı, kebabın taşfırında pişmesi ve yanında gelen fırından yeni çıkmış tırnaklı pide bu yemeği bir lezzet şölenine çeviriyor. Antakya’da her kasap bu kebabı yapıyor. Biz Antakya Samandağ yolu üzerinde rastgele bir kasaba girip bu kebabı denedik. Girdiğimiz dükkanın bir tarafı kasaptı diğer tarafı ise fırın. Tepsi kebabını kilo ile sipariş veriyorsunuz, biz yarım kilo sipariş ettik.
Öncelikle kasap biber, domates, soğan, sarımsak ve maydanozu temizliyor ve zırh ile ince olarak kıyıyor.

Etimiz dananın sırt kısmından. Aslında kasabımızın bu eti de zırhtan geçirip kıyma haline getirmesi gerekiyor ama bizimkisi makinada çekti ve kıyılmış sebzelere ekledi.

Son olarak karabiber atılıyor ve kıyma sebze karışımı ince bir şekilde tepsiye yayılıyor.

Son olarak domates, biber, soğan parçaları kıymanın üstüne konuyor ve tepsi kebabımız fırına girmeye hazır.

Fırında 15-20 dakika piştikten sonra tepsi kebabı üstüne fırından yeni çıkmış tırnaklı pide ile servis ediliyor. Usül çatal bıçak kullanmadan kebabı pide ile yemek.

Beni en çok şaşırtan şey kebabın hafifliği oluyor. Dana eti olduğu, içine ekstradan yağ katılmadığı ve içindeki sebzelerden dolayı 40 derece sıcakta yenen bir tepsi kebap insanda ağırlık yapmıyor.
Yarım kilo kıymadan yapılan tepsi kebabı, 2 ayran, pideler, pişirme ve hazırlama için ödediğimiz toplam ücret 20TL.