Smyrna Ege Mutfagi

Zeytinyağlı Ege yemeklerine, İstanbul’da pek de bilinmeyen Ege otlarına, Tire köftesine, hanım elinden çıkmış leziz ve hafif yemeklere hasret misiniz? İstanbul’da bu lezzetleri bulamıyorum keşke hesaplı ve iyi bir yer olsa da gitsem mi diyorsunuz? Sizi bilmem ama ben uzun zamandır İstanbul’da böyle bir yer arıyordum. Çapa’da oturan İzmirli bir yakınımızın tavsiyesiyle keşfettiğimiz Smyrna Ege Mutfağı’nı görünce uzun zamandır aradığım yerin burası olduğunu anladım.





Smyrna Ege Mutfağı’nı İzmirli Sultan Hanım çalıştırıyor, yemeklerin pekçoğu onun elinden çıkıyor. Yeri Çapa Tıp Fakültesinin hemen yanında ve Pazar hariç hergün akşam 8’e kadar açık. Tire Köftesi kargo ile Tire’den geliyor. Ege otları da aynı şekilde Tire pazarından haftalık olarak Ege Mutfağı’na geliyor.

Smyrna Ege Mutfağı çok ferah bir ortam yaratmış. Duvarlar mavi fon üzerine çiçek resimleri ile süslenmiş. Burada usül esnaf lokantası tarzı, tepsinize istediğinizi görerek seçiyorsunuz. Yemeklerin hepsi zeytinyağı ile yapılmış. Fiyatlar gayet hesaplı. Öğlen saatlerinde müşteriler çoğunlukla Çapa Hastanesi çalışanları.

Adres: Molla Gürani Mahallesi Selim Sabit Sokak No.23
Tel: 0212 5341050

Haci Abdullah

Hacı Abdullah Türk yemeği denince ilk akla gelen adreslerden biri. Beyoğlu’nda Ağa Camisinin sokağında bulunan Hacı Abdullah’ta geniş bir Türk yemekleri menüsü var. Bu konudaki şöhretleri sanırım Türkiye’ye gelen yabancı turistlere de gitmiş, içeri girdiğiniz zaman müşterilerin yaklaşık yarısının turistlerden oluştuğunu görüyorsunuz.

İçeri kısımda yemekleri görerek seçebileceğiniz tezgah var, esnaf lokantalarının olmazsa olmazı… Ayrıca menü de geliyor, menü de keşkekten, Ege otlarına, dönerden hoşaflara geniş bir seçenek var. Oturmamızla taze bir ekmek sepeti geliyor, içinde mısır ekmeği, çörek otlu ekmek, kepek ekmeği ve pohaçayı andıran beyaz ekmek var. Oldukça hoş, daha sonra bunun bedava olmadığını ve küver olarak ücretlendirildiğini öğreniyoruz.

Başlangıç olarak et suyu çorba alıyoruz. Bu klasik çorbayı lokantalarda bulmak artık iyice zorlaştı, halbuki bu çorba kış hastalıklarının doğal ilacı. Lezzet olarak iyi, içinde et lezzetinin daha yoğun olmasını isterdim ama yine de güzel. Ardından karışık bir tabak alıyoruz. İçinde zeytinyağlı barbunya, ebegümeci ve mantarlı şevket-i bostan var. Şevket-i bostan diye bize verdikleri aslında turp otu, garsonu çağırıp bu şevket-i bostan değil diyoruz. Şevket-i bostan olduğunu inatla iddia ediyor. Nasılsa İstanbul’da fazla kimse bunu anlamıyor ve fiyatı daha ucuz diye turp otunu millete şevket-i bostan diye yutturmaya çalışıyorlar. O andan sonra Hacı Abdullah’ın aslında o kadar da iyi bir lokanta olmadığını ve ağırlıklı olarak Türk yemeklerini o kadar tanımayan turistlere çalıştığını iyice anlıyoruz. Son olarak ayva hoşafı alıyoruz. İçine karanfil konmuş bu hoşaf oldukça lezzetli.

Hacı Abdullah’ta fiyatlar pek ucuz değil. Bir kişi çorba, anayemek ve tatlı yiyerek 40-50TL gibi bir hesapla çıkabilir.
Adres: Atıf Yılmaz Caddesi No.9A Ağa Camisi yanı Beyoğlu İstanbul
Tel: 0212 2938561
Internet sitesi: http://www.haciabdullah.com.tr/

>Haci Abdullah

>Hacı Abdullah Türk yemeği denince ilk akla gelen adreslerden biri. Beyoğlu’nda Ağa Camisinin sokağında bulunan Hacı Abdullah’ta geniş bir Türk yemekleri menüsü var. Bu konudaki şöhretleri sanırım Türkiye’ye gelen yabancı turistlere de gitmiş, içeri girdiğiniz zaman müşterilerin yaklaşık yarısının turistlerden oluştuğunu görüyorsunuz.

İçeri kısımda yemekleri görerek seçebileceğiniz tezgah var, esnaf lokantalarının olmazsa olmazı… Ayrıca menü de geliyor, menü de keşkekten, Ege otlarına, dönerden hoşaflara geniş bir seçenek var. Oturmamızla taze bir ekmek sepeti geliyor, içinde mısır ekmeği, çörek otlu ekmek, kepek ekmeği ve pohaçayı andıran beyaz ekmek var. Oldukça hoş, daha sonra bunun bedava olmadığını ve küver olarak ücretlendirildiğini öğreniyoruz.

Başlangıç olarak et suyu çorba alıyoruz. Bu klasik çorbayı lokantalarda bulmak artık iyice zorlaştı, halbuki bu çorba kış hastalıklarının doğal ilacı. Lezzet olarak iyi, içinde et lezzetinin daha yoğun olmasını isterdim ama yine de güzel. Ardından karışık bir tabak alıyoruz. İçinde zeytinyağlı barbunya, ebegümeci ve mantarlı şevket-i bostan var. Şevket-i bostan diye bize verdikleri aslında turp otu, garsonu çağırıp bu şevket-i bostan değil diyoruz. Şevket-i bostan olduğunu inatla iddia ediyor. Nasılsa İstanbul’da fazla kimse bunu anlamıyor ve fiyatı daha ucuz diye turp otunu millete şevket-i bostan diye yutturmaya çalışıyorlar. O andan sonra Hacı Abdullah’ın aslında o kadar da iyi bir lokanta olmadığını ve ağırlıklı olarak Türk yemeklerini o kadar tanımayan turistlere çalıştığını iyice anlıyoruz. Son olarak ayva hoşafı alıyoruz. İçine karanfil konmuş bu hoşaf oldukça lezzetli.

Hacı Abdullah’ta fiyatlar pek ucuz değil. Bir kişi çorba, anayemek ve tatlı yiyerek 40-50TL gibi bir hesapla çıkabilir.
Adres: Atıf Yılmaz Caddesi No.9A Ağa Camisi yanı Beyoğlu İstanbul
Tel: 0212 2938561
Internet sitesi: http://www.haciabdullah.com.tr/

Lades Restaurant

Lades Beyoğlu’nda Sadri Alışık sokakta bilen gider tarzı bir esnaf lokantası. Kanımca Beyoğlu’nda klasik Türk yemekleri yemek istiyorsanız gidilecek adres Lades’tir, senelerdir lezzet konusunda burada hayal kırıklığına uğramadım. Aynı sokağın Ağa Camii tarafında Hacı Abdullah var, İstiklal Caddesinin diğer tarafında Lades, bana göre ikisi de benzer kulvarlarda olan lokantalar. Farkı Hacı Abdullah’ın daha turistik olması ve reklamının yapılıyor olması, Lades ise 10 yıldan daha uzun zamandır mütevazi olarak kendi müşteri grubunu oluşturdu.

Lades’i pekçok kişi menemeni ve tavada sucuklu ya da pastırmalı yumurtaları ile tanıyor. Benim bahsettiğim Lades bu tavada yumurta yapan yerin tam karşısında klasik Türk yemekleri yapan bir yer. İçerisi esnaf lokantasından biraz daha özenli, masaların beyaz kumaş örtü ile kaplı. Ayrıca her daim isterseniz beyaz isterseniz kepekli ekmek bulunur. Müşteri kitlesi genelde civar esnafından çok Cihangir ve Galata civarında oturan yabancılar, film yıldızları ve güzel Türk yemeği seven kişiler. Fiyatlarda biraz ona göre çorbalar 4TL, et yemekleri 13-14TL, sebze yemekleri ve zeytinyağlılar 6-7TL, kompostolar 5TL.

Lades’te yemekler günlük olarak değişiyor, esnaf lokantalarında adet olduğu üzere tezgaha giderek gözünüzle yiyeceğinizi seçiyorsunuz. Pazartesi ve perşembe günleri döner çıkıyor, dönerin çok güzel olduğunu duydum ama henüz deneme şansım olmadı. Onun dışında günlük olarak çorbalardan pazı, tarhana, et yemeklerinden kuzu incik, beğendili kebap, orman kebabı, mevsimine uygun sebze yemekleri ve komposto ve tatlılar var.

Ben bu sefer önden az bamya ve ardından talaş böreği aldım. Zeytinyağlı bamya güzel, talaş böreğine ise bayıldım. Bu kadar lezzetlisini daha önce bir tek Konyalı’da yemiştim.

Lades’te eşim ve benim en beğendiğimiz şeylerden biri kompostoları. Elmalı, ayvalı, kayısılı, vişneli, şeftalili ve karışık kompostoları var ve pilav ya da böreğin yanında enfes gidiyor.


Lades pazar günleri hariç öğlen ve akşam saatlerinde açık.

Adres: Sadri Alışık Sok. No. 14 Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 2513203

Lades Restaurant

Lades Beyoğlu’nda Sadri Alışık sokakta bilen gider tarzı bir esnaf lokantası. Kanımca Beyoğlu’nda klasik Türk yemekleri yemek istiyorsanız gidilecek adres Lades’tir, senelerdir lezzet konusunda burada hayal kırıklığına uğramadım. Aynı sokağın Ağa Camii tarafında Hacı Abdullah var, İstiklal Caddesinin diğer tarafında Lades, bana göre ikisi de benzer kulvarlarda olan lokantalar. Farkı Hacı Abdullah’ın daha turistik olması ve reklamının yapılıyor olması, Lades ise 10 yıldan daha uzun zamandır mütevazi olarak kendi müşteri grubunu oluşturdu.

Lades’i pekçok kişi menemeni ve tavada sucuklu ya da pastırmalı yumurtaları ile tanıyor. Benim bahsettiğim Lades bu tavada yumurta yapan yerin tam karşısında klasik Türk yemekleri yapan bir yer. İçerisi esnaf lokantasından biraz daha özenli, masaların beyaz kumaş örtü ile kaplı. Ayrıca her daim isterseniz beyaz isterseniz kepekli ekmek bulunur. Müşteri kitlesi genelde civar esnafından çok Cihangir ve Galata civarında oturan yabancılar, film yıldızları ve güzel Türk yemeği seven kişiler. Fiyatlarda biraz ona göre çorbalar 4TL, et yemekleri 13-14TL, sebze yemekleri ve zeytinyağlılar 6-7TL, kompostolar 5TL.

Lades’te yemekler günlük olarak değişiyor, esnaf lokantalarında adet olduğu üzere tezgaha giderek gözünüzle yiyeceğinizi seçiyorsunuz. Pazartesi ve perşembe günleri döner çıkıyor, dönerin çok güzel olduğunu duydum ama henüz deneme şansım olmadı. Onun dışında günlük olarak çorbalardan pazı, tarhana, et yemeklerinden kuzu incik, beğendili kebap, orman kebabı, mevsimine uygun sebze yemekleri ve komposto ve tatlılar var.

Ben bu sefer önden az bamya ve ardından talaş böreği aldım. Zeytinyağlı bamya güzel, talaş böreğine ise bayıldım. Bu kadar lezzetlisini daha önce bir tek Konyalı’da yemiştim.

Lades’te eşim ve benim en beğendiğimiz şeylerden biri kompostoları. Elmalı, ayvalı, kayısılı, vişneli, şeftalili ve karışık kompostoları var ve pilav ya da böreğin yanında enfes gidiyor.


Lades pazar günleri hariç öğlen ve akşam saatlerinde açık.

Adres: Sadri Alışık Sok. No. 14 Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 2513203

Begendik Kayseri Mutfagi

Kayseri mutfağı çok aşina olduğum bir mutfak değil, Ankara’ya gittiğim zaman bir tanıdığım beni Kayseri mutfağının yapıldığı bir yere götürmeyi teklif edince sevindim. Çankaya merkezde Libya Caddesi’nde olan Beğendik Kayseri Mutfağı gerçekten Kayseri’ye özgü birçok yemeği sunuyor. Menüde olanlara bakacak olursak bamya çorbası, mantı çeşitleri, fırınağzı , etli yaprak sarma , yağlama , pastırmalı kuru fasülye gibi yöreye ait lezzetler var. Beğendik Kayseri Mutfağı hamur işleri yönünden de çok zengin, bunları tatma şansım olmadı ama göze çarpan şeylerden bazıları cevizli kete, Kayseri halkası, baklava çeşitleri, katmer, bazlama, ıspanaklı patatesli börekler oldu.

Girişte öncelikle iştah açıcı olarak bazlama ve bir miktar çemen getirdiler. Her ikisi de gayet lezzetli. Sonra kıymalı yaprak sarması aldık. Yaprak sarma gerçekten çok minik açılmış, aşağıdaki 1 porsiyon tabakta 30-40 sarma vardı. Pişirirken suyuna domates sosu katılmış, yoğurdu üzerinde gayet lezzetliydi.

Ardından kıymalı yağlama geldi, bence gecenin yıldızı bu yağlamaydı. Kuzu kıymasından yapılmış enfes bir pide. Hamur çok ince ve kıymanın suyu sebebiyle yumuşacık. Yağlamanın görünüşü lahmacunu andırıyor ama malzeme olarak safi kuzu kıyması kullanılıyor, lahmacundaki gibi kıymanın içinde soğan, maydanoz gibi şeyler yok. Harika bir lezzet. Bu yağlamanın aynı zamanda peynirlisini de yapıyorlarmış.

Mantı çeşitleri olarak kıymalı mantı, yağ mantısı ve tepsi mantısı çeşitleri var. Biz yağ mantısını deneyelim dedik. Gelen mantı yalancı mantıyı andırıyordu, içinde kıyma olan büyük hamur topları yağda kızartılmış üzerinde ise domatesli ve yoğurtlu bir sos dökülmüş. Tad olarak beni çok tatmin etmedi, klasik Kayseri mantısı alsak muhtemelen daha iyi bir seçim olurdu. Bu arada sizin de dikkatinizi çekmiştir, Kayseri mutfağında hemen her yemeğe yoğurt ya da yoğurtlu bir sos eşlik ediyor. Benim gibi yemekle birlikte yoğurt yemeyi seviyorsanız bu yemeklerin çoğundan muhtemelen hoşlanacaksınız.

Son olarak fırınağzı alıyoruz. Bu güvecin içinde taş fırında pişmiş kuzu kaburgası. Et yumuşacık olmuş ve gerçekten ağzınızda dağılıyor. Etin yanında domates ve biber konmuş, tat vermek içinse sadece karabiber var. Bir nevi az sebzeli güveç gibi, oldukça lezzetli.

Beğendik Kayseri Mutfağı orijinal ve çok lezzetli yemekler sunan güzel bir yer. Fiyatlar da yüksek değil, mantılar 7-8TL, fırınağzı 16TL, kıymalı yağlama 8.5TL.

Adres: Libya Caddesi No.34 Çankaya Ankara

Telefon: 0312 4339080


Begendik Kayseri Mutfagi

Kayseri mutfağı çok aşina olduğum bir mutfak değil, Ankara’ya gittiğim zaman bir tanıdığım beni Kayseri mutfağının yapıldığı bir yere götürmeyi teklif edince sevindim. Çankaya merkezde Libya Caddesi’nde olan Beğendik Kayseri Mutfağı gerçekten Kayseri’ye özgü birçok yemeği sunuyor. Menüde olanlara bakacak olursak bamya çorbası, mantı çeşitleri, fırınağzı , etli yaprak sarma , yağlama , pastırmalı kuru fasülye gibi yöreye ait lezzetler var. Beğendik Kayseri Mutfağı hamur işleri yönünden de çok zengin, bunları tatma şansım olmadı ama göze çarpan şeylerden bazıları cevizli kete, Kayseri halkası, baklava çeşitleri, katmer, bazlama, ıspanaklı patatesli börekler oldu.

Girişte öncelikle iştah açıcı olarak bazlama ve bir miktar çemen getirdiler. Her ikisi de gayet lezzetli. Sonra kıymalı yaprak sarması aldık. Yaprak sarma gerçekten çok minik açılmış, aşağıdaki 1 porsiyon tabakta 30-40 sarma vardı. Pişirirken suyuna domates sosu katılmış, yoğurdu üzerinde gayet lezzetliydi.

Ardından kıymalı yağlama geldi, bence gecenin yıldızı bu yağlamaydı. Kuzu kıymasından yapılmış enfes bir pide. Hamur çok ince ve kıymanın suyu sebebiyle yumuşacık. Yağlamanın görünüşü lahmacunu andırıyor ama malzeme olarak safi kuzu kıyması kullanılıyor, lahmacundaki gibi kıymanın içinde soğan, maydanoz gibi şeyler yok. Harika bir lezzet. Bu yağlamanın aynı zamanda peynirlisini de yapıyorlarmış.

Mantı çeşitleri olarak kıymalı mantı, yağ mantısı ve tepsi mantısı çeşitleri var. Biz yağ mantısını deneyelim dedik. Gelen mantı yalancı mantıyı andırıyordu, içinde kıyma olan büyük hamur topları yağda kızartılmış üzerinde ise domatesli ve yoğurtlu bir sos dökülmüş. Tad olarak beni çok tatmin etmedi, klasik Kayseri mantısı alsak muhtemelen daha iyi bir seçim olurdu. Bu arada sizin de dikkatinizi çekmiştir, Kayseri mutfağında hemen her yemeğe yoğurt ya da yoğurtlu bir sos eşlik ediyor. Benim gibi yemekle birlikte yoğurt yemeyi seviyorsanız bu yemeklerin çoğundan muhtemelen hoşlanacaksınız.

Son olarak fırınağzı alıyoruz. Bu güvecin içinde taş fırında pişmiş kuzu kaburgası. Et yumuşacık olmuş ve gerçekten ağzınızda dağılıyor. Etin yanında domates ve biber konmuş, tat vermek içinse sadece karabiber var. Bir nevi az sebzeli güveç gibi, oldukça lezzetli.

Beğendik Kayseri Mutfağı orijinal ve çok lezzetli yemekler sunan güzel bir yer. Fiyatlar da yüksek değil, mantılar 7-8TL, fırınağzı 16TL, kıymalı yağlama 8.5TL.

Adres: Libya Caddesi No.34 Çankaya Ankara

Telefon: 0312 4339080


Ciya Sofrasi

Çiya Sofrası çok bilinmesi ve hakkında çok şey yazılması sebebiyle şu ana kadar yazmadığım yerlerden biriydi. Ama Kadıköy’de tüm iyi yemek adreslerini yazıp Çiya Sofrası’nı yazmamak haksızlık olacak.

Benim Çiya’yla ilişkim Kadıköy’de oturuyor olmanın avantajıyla henüz yeni açıldığı ve meşhur olmadığı zaman başladı. İlk zamanlarda şu anda hizmet verdiği 3 yerin en küçüğünde lahmacun ve kebap vardı. Zamanla aslen Antep’li olan Musa Dağdeviren kendini yemek antropologluğuna verdi, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan ama az bilinen yemekleri yapıp lokantasında sunmaya başladı. Aynı zamanda “Yemek ve Kültür” diye bir dergi çıkarmaya başladı, yemek işiyle son derece ciddi yaklaşan ve yemek konusunda meraklı birisi kendisi. Ne zaman Çiya’ya gitseniz hiç ismini duymadığınız ama Anadolu’nun bir yerinde yapılan ya da eskiden yapılmış olan bir yemeği Çiya’da bulabilirsiniz. Bu açıdan Çiya sanki bir Türk mutfağı sergisi gibi bir yer ve benzeri az olan bir yer.

Kürtçe dağ anlamına gelen Çiya ismine kanıp sadece doğu ve güneydoğu anadolu yemekleri var burada diye düşünürseniz yanılırsınız. Pekçok Ege, İç Anadolu ve zaman zaman Osmanlı saray mutfağı yemekleri de Çiya’da çıkıyor. Bunun dışında sahibinin Antepli olması sebebiyle geniş bir kebap çeşitliliği de var.

Çiya Sofrasında eskiden fiyatlar çok uygundu, artan şöhreti ile birlikte fiyatlar arttı. Şu sıralar çorbalar 4-6TL, kebaplar 15-25TL, sulu yemekler 8-15TL civarında.

Adres: Caferağa Mah. Güneşlibahçe Sok. No.32/A Kadıköy İstanbul

Telefon: 0216 4185115 / 3363013

Internet sitesi: http://www.ciya.com.tr/

View Larger Map


Ciya

 

Çiya çok bilinmesi ve hakkında çok şey yazılması sebebiyle şu ana kadar yazmadığım yerlerden biriydi. Ama Kadıköy’de tüm iyi yemek adreslerini yazıp Çiya’yı yazmamak haksızlık olacak.

Benim Çiya’yla ilişkim Kadıköy’de oturuyor olmanın avantajıyla henüz yeni açıldığı ve meşhur olmadığı zaman başladı. İlk zamanlarda şu anda hizmet verdiği 3 yerin en küçüğünde lahmacun ve kebap vardı. Zamanla aslen Antep’li olan Musa Dağdeviren kendini yemek antropologluğuna verdi, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan ama az bilinen yemekleri yapıp lokantasında sunmaya başladı. Aynı zamanda “Yemek ve Kültür” diye bir dergi çıkarmaya başladı, yemek işiyle son derece ciddi yaklaşan ve yemek konusunda meraklı birisi kendisi. Ne zaman Çiya’ya gitseniz hiç ismini duymadığınız ama Anadolu’nun bir yerinde yapılan ya da eskiden yapılmış olan bir yemeği Çiya’da bulabilirsiniz. Bu açıdan Çiya sanki bir Türk mutfağı sergisi gibi bir yer ve benzeri az olan bir yer.

Kürtçe dağ anlamına gelen Çiya ismine kanıp sadece doğu ve güneydoğu anadolu yemekleri var burada diye düşünürseniz yanılırsınız. Pekçok Ege, İç Anadolu ve zaman zaman Osmanlı saray mutfağı yemekleri de Çiya’da çıkıyor. Bunun dışında sahibinin Antepli olması sebebiyle geniş bir kebap çeşitliliği de var.

Çiya’da eskiden fiyatlar çok uygundu, artan şöhreti ile birlikte fiyatlar arttı. Şu sıralar çorbalar 4-6TL, kebaplar 15-25TL, sulu yemekler 8-15TL civarında.

Adres: Caferağa Mah. Güneşlibahçe Sok. No.32/A Kadıköy İstanbul

Telefon: 0216 4185115 / 3363013

Internet sitesi: http://www.ciya.com.tr/


Arzu Restaurant

Arzu Restaurant Harbiye’de Özel Diabet Hastanesi’nin hemen yanında bulunan 40 yıllık bir esnaf lokantası. Pazartesiden cumartesiye sadece öğlenleri açık, çevrede bulunan işletmelerde çalışanlar ve esnaftan olan ve her öğlen orada yemeğini yiyen kemik bir müşteri kitlesi var. Saat 12-2 arası gittiğinizde içerisi tamamen dolu oluyor, 2′den sonra biraz tenhalaşıyor. 

Restaurant tam bir aile işletmesi. Sahipleri baba-oğul olan Salih ve Selahattin Beyler aslen Trabzonlu, restoranda kadınlı erkekli akrabaları çalışıyor. Aşçıları Cevat Bey Sivaslı, senelerdir orada, o da aileden sayılır. İçeri girdiğiniz zaman aile sıcaklığını ve samimiyetini hissediyorsunuz. Hemen hal hatır soruluyor, ikinci gelişinizde bile devamlı gelen müşteri samimiyetinde karşılanıyorsunuz.

Arzu Restaurant’ta yemekler günlük pişer, menü mevsimde taze ve bol bulunan sebzelere göre değişir. Günde 2 çeşit çorba, 8-10 çeşit tencere yemeği olur. Ben gittiğim zaman çorbalardan mercimek ve yayla çorbası, tencere yemeklerinden zeytinyağlı kereviz, kabak dolması, sulu köfte, etli nohut, domatesli pilav, ciğer tava, karnıbahar var. Tatlı olarak kabak tatlısı, sütlaç var. Cacık, komposto ve salata her zaman bulunur.

Mümkün olduğunca fazla şeyin tadına bakmak için hep az porsiyon ısmarlıyorum. Önce az yayla çorbası ile başlayalım. Nefis, uzun zamandır bu kadar lezzetlisini içmemiştim. Rahmetli babaannem bu çorbayı hep et suyuyla yapardı, benim damağım biraz et suyu tadı arıyor ama et susuz haliyle de çorba çok lezzetli. 

Daha sonra az ciğer, kabak dolması ve karnıbahar alıyorum. Karnıbahar enfes pişmiş, yumuşacık ağızda dağılıyor. Pişerken içine hem salça hem de domates konmuş biraz da kıyma var. Kabak dolması fena değil, içine kıyma koyarken esirgememişler, dereotu ile gayet lezzetli. Ciğer idare eder, tadı biraz vasat.

Son olarak nohutlu az pilav alıyorum. Pilav domatesli, enfes birşey. Evde pilavda nedense bu lezzeti tutturmak zor. Komposto kurutulmuş kayısıdan pilavla güzel gidiyor, fena değil, içinde az karanfil olsa daha lezzetli olur bence.

Arzu Restaurant’ta fiyatlar gayet hesaplı, bir öğlen yemeğini 8-12TL gibi bir fiyata yersiniz. Bir öğlen vakti Harbiye civarına yolunuz düşerse Arzu Restaurant’ı denemenizi tavsiye ederim.

Adres: Prof. Dr. Celal Öker Sok. No. 18 Harbiye İstanbul

Telefon: 0212 246 77 50


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.