Zaman Kebap Babonun Yeri

Horhor’da son zamanlardaki favori kebapçım Babonun Yeri. Bana öyle geliyor ki Horhor’da son birkaç yılda popülerliğin artmasıyla birçok yerde yemek ve ikram kalitesinde düşüş oldu. Babonun Yeri hala kalitesini koruyan yerlerden biri. İkram olarak sunulan salatalar çok lezzetli ve siz bitirir bitirmez hemen yenisini getiriyorlar. Kebaplara zaten diyecek yok, çok iyiler.
Aksaray Metro İstasyonu’nun karşısında Babo’nun Yeri.

Babo’nun Yeri’nde Urfalı kebapçıların tümünde olan bir menü var ve fiyatlar makul.

Önden ikram olarak bir tabakta soğan, maydanoz ve taze nane, bol narekşili çoban salatası ve bostane salatası geliyor. Doğrusu herbiri çok taze ve enfesler. Kebaplar olmasa bile sadece bu ikramlar için gelinir Babo’nun Yerine.

Daha sonra çöpşiş geliyor. Porsiyon oldukça bol aslında 2 kişi rahatlıkla doyar bu kadar etle. Yanına konan közlenmiş kırmızı biber enfes.

Babo’nun Yerini tavsiye ederim. Burada yediklerinizden memnun olmadan ayrılmanız bence mümkün değil.
Adres: Sofular Mah. Simitçi Şakir Sok. No. 30 (Aksaray Metro istasyonu karşısı)
Telefon: 0212 5214576

Pacaci Hasan

Paçacı Hasan İstanbul’un en bilinen paçacılarından biridir. Malum kışa girdik, domuz gribi de kol geziyor. Bünyeyi sağlam tutmak lazım deyip küçük kızımı da alıp ailece paça çorbası içmek için Paçacı Hasan’ın yolunu tuttuk. Paçacı Hasan Aksaray’da Valide Sultan Camisinin yanında Yeraltı Çarşısının hemen karşısında olan Şekerci sokakta.

Paçacı Hasan 1993’de açılmış, sahibi Diyarbakırlı Hasan Kutluğ, burayı kardeşiyle beraber işletiyor. Yemek konusunda felsefesi yemediğini yedirme, bunu dükkanın birkaç yerine yazıp asmış. Doğu insanının dürüstlüğüne herzaman güvenirim, az sonra yiyeceklerimiz yemeklerin kalitesi ve lezzeti de bu sözün kuru sözden ibaret olmadığını gösteriyor.

Paçacı Hasan’ın içi geniş. Girişte hemen solunuzda esnaf lokantalarında adet olduğu üzere tezgaha dizilmiş tencerelerde günün yemekleri karşılıyor sizi. Garsonlarımız da Diyarbakırlı, içeri girince önce hoşgelmissiniz diye başlayıp siparişi alınca başım gözüm üstüne ile devam ediyorlar, çok hürmetkarlar. İçeride ayrı bir aile salonu var, bizi oraya alıyorlar, burası daha ferah bir kısım.

Paçacı Hasan’da menü et ağırlıklı, sebze yemeklerinin pekçoğunda dahi et kullanılmış. Fiyatlar makul, Aksaray’a göre biraz yüksek sayılır. Kelle paça 7TL, etli yemekler 11-12TL, sebzeli yemekler 7-8TL, tatlılar 4TL. Diyarbakır’ın yerel lezzetlerinden dikkatimi çekenler kaburga dolma, taraklık, tandır, düğün yemeği ve Diyarbakır usulü kadayıf oluyor.

Önden kelle paça çorbamızı alalım. Görünüm enfes, yanında bir dilim limon, masamızda sirkemiz. Garsonumuz sarımsak ister misiniz diyor, isteyelim tabii. Kelle paça enfes, benden de eşimden de tam not alıyor. Suyu fazla yağlı değil, içinde taneleri bol, kana kan katan cinsten. Paçacı Hasan’da bu çorba taze olarak günlük pişiriliyor.

Kelle paçanın yanında diğer yemeklerin de tadına bakmak için herbiri az porsiyondan fırında kuzu pirzola, fırın güveç, kurufasülye ve pilav söylüyorum. Az porsiyonlar bile gayet bol geliyor, yanda tırnak pide ve yeşil salata zaten müessesenin ikramı. Özellikle kuzu pirzola enfes birşey, et biraz yağlı, üstüne biraz salçalı sos dökmüşler ve yanında patates dilimleri ile servis ediliyor. Paçacı Hasan kuzu etini besbelli iyi biryerden alıyor. Kurufasülyemizde de bolca et var, yalnız bundaki et bana dana gibi geldi, bolca da salça atılmış, halbuki biraz taze domates kullansalar bence daha lezzetli olurdu. Pilavımız harika, tane tane. Fırın güveç te utandırmıyor, içinde mantar havuç patates bezelye var, et yine dana eti.

Bu yediklerimizden sonra asıl kaburga dolması, iç pilav ve tandır yemediğimize yandım, Paçacı Hasan’da kuzu eti çok lezzetli ve bu yemeklerde kuzudan yapıldığı için muhtemelen burada lezzetli yapıyorlar. Gelecek sefere diyoruz artık.
Tatlı olarak kadayıf söylüyoruz, seneler önce Diyarbakır’a gittiğimde orada yediğim kadayıflara bayılmıştım, o kadar lezzetlisini İstanbul’da bulmaya imkan yok. Tatlı maalesef pek taze değil sanırım, Diyarbakır’daki kadayıfların tadını bulamıyorum ama yine de fena bir kadayıf değil. Girişte gözüme irmik helvası takılmıştı, bir sonraki sefere onu denemek lazım.

Paçacı Hasan hergün gece 11:30’a kadar açık. Arabayla gelenler için hemen yanında otopark var ve bebekli aileler için bebek sandalyesi var.

Adres: Gureba Hüseyinağa Mah. Şekerci Sk. No.8/1 Aksaray İstanbul (Aksaray Valide Sultan Camisi yanı, Yeraltı Çarşısı girişi karşısındaki sokakta)
Telefon: 0212 531 65 66 / 531 75 60
İnternet sitesi: http://www.pacacihasan.com/


>Pacaci Hasan

>Paçacı Hasan İstanbul’un en bilinen paçacılarından biridir. Malum kışa girdik, domuz gribi de kol geziyor. Bünyeyi sağlam tutmak lazım deyip küçük kızımı da alıp ailece paça çorbası içmek için Paçacı Hasan’ın yolunu tuttuk. Paçacı Hasan Aksaray’da Valide Sultan Camisinin yanında Yeraltı Çarşısının hemen karşısında olan Şekerci sokakta.

Paçacı Hasan 1993’de açılmış, sahibi Diyarbakırlı Hasan Kutluğ, burayı kardeşiyle beraber işletiyor. Yemek konusunda felsefesi yemediğini yedirme, bunu dükkanın birkaç yerine yazıp asmış. Doğu insanının dürüstlüğüne herzaman güvenirim, az sonra yiyeceklerimiz yemeklerin kalitesi ve lezzeti de bu sözün kuru sözden ibaret olmadığını gösteriyor.

Paçacı Hasan’ın içi geniş. Girişte hemen solunuzda esnaf lokantalarında adet olduğu üzere tezgaha dizilmiş tencerelerde günün yemekleri karşılıyor sizi. Garsonlarımız da Diyarbakırlı, içeri girince önce hoşgelmissiniz diye başlayıp siparişi alınca başım gözüm üstüne ile devam ediyorlar, çok hürmetkarlar. İçeride ayrı bir aile salonu var, bizi oraya alıyorlar, burası daha ferah bir kısım.

Paçacı Hasan’da menü et ağırlıklı, sebze yemeklerinin pekçoğunda dahi et kullanılmış. Fiyatlar makul, Aksaray’a göre biraz yüksek sayılır. Kelle paça 7TL, etli yemekler 11-12TL, sebzeli yemekler 7-8TL, tatlılar 4TL. Diyarbakır’ın yerel lezzetlerinden dikkatimi çekenler kaburga dolma, taraklık, tandır, düğün yemeği ve Diyarbakır usulü kadayıf oluyor.

Önden kelle paça çorbamızı alalım. Görünüm enfes, yanında bir dilim limon, masamızda sirkemiz. Garsonumuz sarımsak ister misiniz diyor, isteyelim tabii. Kelle paça enfes, benden de eşimden de tam not alıyor. Suyu fazla yağlı değil, içinde taneleri bol, kana kan katan cinsten. Paçacı Hasan’da bu çorba taze olarak günlük pişiriliyor.

Kelle paçanın yanında diğer yemeklerin de tadına bakmak için herbiri az porsiyondan fırında kuzu pirzola, fırın güveç, kurufasülye ve pilav söylüyorum. Az porsiyonlar bile gayet bol geliyor, yanda tırnak pide ve yeşil salata zaten müessesenin ikramı. Özellikle kuzu pirzola enfes birşey, et biraz yağlı, üstüne biraz salçalı sos dökmüşler ve yanında patates dilimleri ile servis ediliyor. Paçacı Hasan kuzu etini besbelli iyi biryerden alıyor. Kurufasülyemizde de bolca et var, yalnız bundaki et bana dana gibi geldi, bolca da salça atılmış, halbuki biraz taze domates kullansalar bence daha lezzetli olurdu. Pilavımız harika, tane tane. Fırın güveç te utandırmıyor, içinde mantar havuç patates bezelye var, et yine dana eti.

Bu yediklerimizden sonra asıl kaburga dolması, iç pilav ve tandır yemediğimize yandım, Paçacı Hasan’da kuzu eti çok lezzetli ve bu yemeklerde kuzudan yapıldığı için muhtemelen burada lezzetli yapıyorlar. Gelecek sefere diyoruz artık.
Tatlı olarak kadayıf söylüyoruz, seneler önce Diyarbakır’a gittiğimde orada yediğim kadayıflara bayılmıştım, o kadar lezzetlisini İstanbul’da bulmaya imkan yok. Tatlı maalesef pek taze değil sanırım, Diyarbakır’daki kadayıfların tadını bulamıyorum ama yine de fena bir kadayıf değil. Girişte gözüme irmik helvası takılmıştı, bir sonraki sefere onu denemek lazım.

Paçacı Hasan hergün gece 11:30’a kadar açık. Arabayla gelenler için hemen yanında otopark var ve bebekli aileler için bebek sandalyesi var.

Adres: Gureba Hüseyinağa Mah. Şekerci Sk. No.8/1 Aksaray İstanbul (Aksaray Valide Sultan Camisi yanı, Yeraltı Çarşısı girişi karşısındaki sokakta)
Telefon: 0212 531 65 66 / 531 75 60
İnternet sitesi: http://www.pacacihasan.com/


Gaziantepli Cavusoglu

İstanbul’da Gazianteplilerin severek gittiği pek az Antep lokantası var, malum en güzel Antep yemekleri ya Antep’teki lokantalarda yapılıyor ya da Anteplilerin evlerinde. Antepli bir arkadaşım Çavuşoğlu’nun özellikle lahmacununu övdü, aynı Antepteki gibi yapıyorlar dedi, benim de Aksaray civarına gittiğim birgün Çavuşoğlu’na uğrama şansım oldu.

Çavuşoğlu Laleli’de tramvay istasyonuna yakın, tam Crown Plaza oteli karşısında Şair Fitnat Sokak içerisinde. Burası 1976’dan beri faal olan bir yer. Alt katta baklava, katmer gibi tatlıların satışı var, üst katta ise kebap salonu. Çavuşoğlu aynı zamanda Altunizade’deki meşhur Antepli restoran Mabeyin’in de sahibi.

Çavuşoğlu’nun menüsü kısa ve öz; sadece kebaplar, lahmacun, çorba ve içli köfte var. Kebaplar 14-17TL arası, lahmacun ise 3TL.

Çavuşoğlu’nun lahmacunu soğansız ince hamurlu bir lahmacun, kıyması bol. Kıymasına lezzet vermesi için bir miktar kuyruk yağı katılmış sanırım. Hamur çok yumuşak değil hafif kıtırımsı.

Kebaplarda ezmeli kebabı denedim. Domates ezmesinin üstüne mangalda pişmiş kıymanın konduğu bu kebap sade ve lezzetli.

Böyle bir yerde yediklerinizden sonra yeriniz kaldıysa finali tatlıyla yapmak harika olur. Çavusşoğlu yemek dışında sadece tatlı olarak da çok başarılı bir yer. Özellikle havuç dilimi tatlısı ve katmerleri meşhur, Mabeyin’e tatlılar da buradan gidiyor zaten.

Adres: Ordu Cad. Şair Fitnat Sk. No. 4 Laleli İstanbul
Tel: 0212 518 76 65 / 518 77 14 / 518 77 28

>Gaziantepli Cavusoglu

>İstanbul’da Gazianteplilerin severek gittiği pek az Antep lokantası var, malum en güzel Antep yemekleri ya Antep’teki lokantalarda yapılıyor ya da Anteplilerin evlerinde. Antepli bir arkadaşım Çavuşoğlu’nun özellikle lahmacununu övdü, aynı Antepteki gibi yapıyorlar dedi, benim de Aksaray civarına gittiğim birgün Çavuşoğlu’na uğrama şansım oldu.

Çavuşoğlu Laleli’de tramvay istasyonuna yakın, tam Crown Plaza oteli karşısında Şair Fitnat Sokak içerisinde. Burası 1976’dan beri faal olan bir yer. Alt katta baklava, katmer gibi tatlıların satışı var, üst katta ise kebap salonu. Çavuşoğlu aynı zamanda Altunizade’deki meşhur Antepli restoran Mabeyin’in de sahibi.

Çavuşoğlu’nun menüsü kısa ve öz; sadece kebaplar, lahmacun, çorba ve içli köfte var. Kebaplar 14-17TL arası, lahmacun ise 3TL.

Çavuşoğlu’nun lahmacunu soğansız ince hamurlu bir lahmacun, kıyması bol. Kıymasına lezzet vermesi için bir miktar kuyruk yağı katılmış sanırım. Hamur çok yumuşak değil hafif kıtırımsı.

Kebaplarda ezmeli kebabı denedim. Domates ezmesinin üstüne mangalda pişmiş kıymanın konduğu bu kebap sade ve lezzetli.

Böyle bir yerde yediklerinizden sonra yeriniz kaldıysa finali tatlıyla yapmak harika olur. Çavusşoğlu yemek dışında sadece tatlı olarak da çok başarılı bir yer. Özellikle havuç dilimi tatlısı ve katmerleri meşhur, Mabeyin’e tatlılar da buradan gidiyor zaten.

Adres: Ordu Cad. Şair Fitnat Sk. No. 4 Laleli İstanbul
Tel: 0212 518 76 65 / 518 77 14 / 518 77 28

Van Kahvalti Sofrasi

Van Kahvaltı Sofrası Aksaray ve Samatya’da 2 şubede hizmet veriyor, sabah saat 6’dan akşam 7’ye kadar Van kahvaltısı sunuyor. Aksaray’daki yer Büyükşehir Belediye’sinin arkasında. Van Kahvaltı Sofrası’nın diğer Van kahvaltı salonlarından 2 farkı var: Birincisi 2003 yılında açılmış olması ve İstanbul’da açılan ilk Van kahvaltı sofrası olması. İkincisi kaymak, peynirler ve bal gibi kahvaltının ana öğelerini Van Kahvaltı Sofrası’nın dışarıdan almıyor ve kendisi üretiyor olması. Bunun sonuçlarından biri ise yediğiniz hemen herşeyin kalitesinin iyi olması ve lezzetli olması. Yalnız ayrıca belirtmek lazım sadece kendi ürettikleri değil diğer yediğimiz şeyler de (örneğin zeytinler ve domates salatalık) gayet özenle seçilmiş ve lezzetli.

Türkiyeliler olarak gurur duymamız gereken şeylerden biri de kahvaltımız. Yöreden yöreye farklılık gösteren oldukça zevkli bir kahvaltı geleneğimiz var. Standart Türk kahvaltısı deyince akla gelen malzemeler çay, peynirler, zeytin, ekmek, kızarmış sucuk, yumurta (haşlanmış, yağda kızarmış olabilir), domates, salatalık ve simit (pohaça ya da açma da olabilir) ya da ekmek. Bazı yörelerimizde sabahleyin çorba içmek de yaygındır, örneğin Antep’te sadece sabahları beyran yapan yerler vardır. Bu nefis ve etli çorba biraz ağır olduğu için sabahları içiliyor, akşama kadar hazmedilip ağırlık yapmasın diye. Ege’de kahvaltıya otlar, bazen de bazlama, gözleme ya da meyveler girer. Tatar olan rahmetli babaannem bazen bize kahvaltıda çılbır yapardı (yumurta kırılıp kaynar suda haşlandıktan sonra sarımsaklı yoğurdun üstüne konuyor, onun üzerine de tereyağlı biberli bir sos dökülüyor).
Buna karşılık yurtdışında kahvaltıda peynir yiyen millet bizden başka yok, tek istisna Yunanlılar. Afrika ve Uzak Doğu’da peynir bilinmiyor ya da lüks tüketim malzemesi muamelesi görüyor (Uzak Doğu’da fasulyeden yapılma ve peynire benzer tofu bolca tüketiliyor). Amerikalılar pancake’lerinin üzerine şurup döküyorlar ve margarin karıştırıyorlar; yanında ise kahve içiyorlar. Fransızların tipik kahvaltısı kruvasan (croissant) ve kahve. İngilizler malum sabah haşlanmış fasulye ve yanında sosis ya da jambon yiyorlar. Japonlar pirinç, tofu çorbası ve haşlanmış balık yiyor. Tayland’a turist olarak gittiğimiz zaman yanımızda Antepli birisi vardı. Oralardaki kahvaltıdan o kadar bıkmış ki yanında bir bavul dolusu peynir, zeytin, kaymak, sucuk, pastırma ve ekmek gibi kahvaltılık malzeme ile geziyordu, bir sabah sağolsun hepimizi Türk kahvaltısına davet etti. Oralarda adet sabah kahvaltıda pilav ya da noodle yemek, kardeşimiz bunlardan kaçmak için kahvaltısını binlerce kilometre ötede yanında taşıyordu.
Van kahvaltısı da yakın zamanda meşhur olmuş kahvaltılardan biri. Sebebi Van’da doğal olarak yetişen ve pek lezzetli olan kahvaltılık pekçok ürünün (bal, peynir, kaymak, tereyağı vb.) bulunması ve bazı kişilerin bu ürünleri Van kahvaltısı olarak sunmayı düşünmeleri.

Van Kahvatı Sofrasında kahvaltı için pekçok seçenek var. Biz menüden Van Kahvaltı Sofrası Special aldık. Bu seçenek 25TL ve iki kişinin doyması için fazlasıyla yeterli.

Kahvaltımızda balkaymak, 4 çeşit peynir, siyah ve yeşil zeytin, kavut, murtuğa, domates ve salatalık, tereyağı, cacık ve kavurmalı yumurta vardı. Ayrıca kahvaltı yanında ekmek olarak az miktarda kete ve bolca pide vardı.

Bal kaymak Van Kahvaltı Sofrası’nın kendi üretimi, Sarıyer’den manda sütünü alıp kendileri kaymağı üretiyorlarmış. Benzer şekilde bal da Van’da bir sene kadar önce Van’da aldıkları arı çiftliğinde kendi üretimleri olan bir bal.

Van Kahvaltı Sofrası’nda tüm peynirler kendi üretimleri ve koyun sütünden yapıyorlar. Zaten geleneksel peynir üretimimizde peynirler koyun sütünden yapılıyor, peynirde inek sütü kullanmak son 50 yılda çıkan birşey. Bunun bir istisnası herzaman inek sütünden üretilen Kars gravyeri ancak bu peynir cinsi Van Kahvaltı Sofrası’nda yok. Van Kahvaltı Sofrası’nda örgü peyniri, otlu peynir, tulum peynir ve cinsini bilmediğim bir peynir cinsi daha var. Tüm peynirler lezzetli, sadece otlu peyniri yağı az olduğu için daha az lezzetli buluyoruz.

Cacık benim sofrada en lezzetli bulduğum şeylerden biri. Cacık sütün yağı alındıktan sonra yağsız kalan lordan yapılıyor, içine lezzet katmak için tereyağı, tereotu, salatalık ve sarımsak katılıyor. Cacıkta süzme yoğurttan yapılmış kıvamı var ve lezzetli.

Murtağa un yumurta ve yağ ile yapılıyor. Un yağda iyice kavruluyor, pembeleştikten sonra çırpılan yumurta üzerine dökülüp kavruluyor. Un ve yumurta ile yapılan tipik Doğu yemeklerinden biri, ilk defa murtağa yedim ve lezzet olarak fena bulmadım.

Kavut süte bandırılan buğday, mısır unu ve tereyağı ile yapılıyor. Kahvaltıda üzerine bal ya da reçel dökülerek yeniyor. Yine ilk defa Van Kahvaltı Sofrası’nda kavut yedim, lezzet olarak bana sıradan geldi.

Van Kahvaltı Sofrası’nda yediğimiz diğer şeylerde özenli ve lezzetliydi. Özellikle kavurmalı yumurtaya ve zeytinlerine bayıldım. Van Kahvaltı Sofrası’nda fiyatlar oldukça makul. Kişi başına 6-15TL gibi bir ücretle doymak ve gayet lezzetli yemekler yemek mümkün.

Adres 1: Atatürk Bulvarı No.168/2 (Büyükşehir Belediyesi arkası. Unkapanı’ndan Aksaray’a doğru giderken, bisikletçilerin olduğu altgeçitten hemen sonra solda kalıyor) Aksaray İstanbul

Telefon1: 0212 522 08 59
Adres2: Kapı İlyas Mah. Venedik Cad. Mihri Hatun Sok. No.7 Samatya İstanbul
Telefon2: 0212 589 89 65
Internet adresi: http://vankahvaltisofrasi.com.tr/

>Van Kahvalti Sofrasi

>Van Kahvaltı Sofrası Aksaray ve Samatya’da 2 şubede hizmet veriyor, sabah saat 6’dan akşam 7’ye kadar Van kahvaltısı sunuyor. Aksaray’daki yer Büyükşehir Belediye’sinin arkasında. Van Kahvaltı Sofrası’nın diğer Van kahvaltı salonlarından 2 farkı var: Birincisi 2003 yılında açılmış olması ve İstanbul’da açılan ilk Van kahvaltı sofrası olması. İkincisi kaymak, peynirler ve bal gibi kahvaltının ana öğelerini Van Kahvaltı Sofrası’nın dışarıdan almıyor ve kendisi üretiyor olması. Bunun sonuçlarından biri ise yediğiniz hemen herşeyin kalitesinin iyi olması ve lezzetli olması. Yalnız ayrıca belirtmek lazım sadece kendi ürettikleri değil diğer yediğimiz şeyler de (örneğin zeytinler ve domates salatalık) gayet özenle seçilmiş ve lezzetli.

Türkiyeliler olarak gurur duymamız gereken şeylerden biri de kahvaltımız. Yöreden yöreye farklılık gösteren oldukça zevkli bir kahvaltı geleneğimiz var. Standart Türk kahvaltısı deyince akla gelen malzemeler çay, peynirler, zeytin, ekmek, kızarmış sucuk, yumurta (haşlanmış, yağda kızarmış olabilir), domates, salatalık ve simit (pohaça ya da açma da olabilir) ya da ekmek. Bazı yörelerimizde sabahleyin çorba içmek de yaygındır, örneğin Antep’te sadece sabahları beyran yapan yerler vardır. Bu nefis ve etli çorba biraz ağır olduğu için sabahları içiliyor, akşama kadar hazmedilip ağırlık yapmasın diye. Ege’de kahvaltıya otlar, bazen de bazlama, gözleme ya da meyveler girer. Tatar olan rahmetli babaannem bazen bize kahvaltıda çılbır yapardı (yumurta kırılıp kaynar suda haşlandıktan sonra sarımsaklı yoğurdun üstüne konuyor, onun üzerine de tereyağlı biberli bir sos dökülüyor).
Buna karşılık yurtdışında kahvaltıda peynir yiyen millet bizden başka yok, tek istisna Yunanlılar. Afrika ve Uzak Doğu’da peynir bilinmiyor ya da lüks tüketim malzemesi muamelesi görüyor (Uzak Doğu’da fasulyeden yapılma ve peynire benzer tofu bolca tüketiliyor). Amerikalılar pancake’lerinin üzerine şurup döküyorlar ve margarin karıştırıyorlar; yanında ise kahve içiyorlar. Fransızların tipik kahvaltısı kruvasan (croissant) ve kahve. İngilizler malum sabah haşlanmış fasulye ve yanında sosis ya da jambon yiyorlar. Japonlar pirinç, tofu çorbası ve haşlanmış balık yiyor. Tayland’a turist olarak gittiğimiz zaman yanımızda Antepli birisi vardı. Oralardaki kahvaltıdan o kadar bıkmış ki yanında bir bavul dolusu peynir, zeytin, kaymak, sucuk, pastırma ve ekmek gibi kahvaltılık malzeme ile geziyordu, bir sabah sağolsun hepimizi Türk kahvaltısına davet etti. Oralarda adet sabah kahvaltıda pilav ya da noodle yemek, kardeşimiz bunlardan kaçmak için kahvaltısını binlerce kilometre ötede yanında taşıyordu.
Van kahvaltısı da yakın zamanda meşhur olmuş kahvaltılardan biri. Sebebi Van’da doğal olarak yetişen ve pek lezzetli olan kahvaltılık pekçok ürünün (bal, peynir, kaymak, tereyağı vb.) bulunması ve bazı kişilerin bu ürünleri Van kahvaltısı olarak sunmayı düşünmeleri.

Van Kahvatı Sofrasında kahvaltı için pekçok seçenek var. Biz menüden Van Kahvaltı Sofrası Special aldık. Bu seçenek 25TL ve iki kişinin doyması için fazlasıyla yeterli.

Kahvaltımızda balkaymak, 4 çeşit peynir, siyah ve yeşil zeytin, kavut, murtuğa, domates ve salatalık, tereyağı, cacık ve kavurmalı yumurta vardı. Ayrıca kahvaltı yanında ekmek olarak az miktarda kete ve bolca pide vardı.

Bal kaymak Van Kahvaltı Sofrası’nın kendi üretimi, Sarıyer’den manda sütünü alıp kendileri kaymağı üretiyorlarmış. Benzer şekilde bal da Van’da bir sene kadar önce Van’da aldıkları arı çiftliğinde kendi üretimleri olan bir bal.

Van Kahvaltı Sofrası’nda tüm peynirler kendi üretimleri ve koyun sütünden yapıyorlar. Zaten geleneksel peynir üretimimizde peynirler koyun sütünden yapılıyor, peynirde inek sütü kullanmak son 50 yılda çıkan birşey. Bunun bir istisnası herzaman inek sütünden üretilen Kars gravyeri ancak bu peynir cinsi Van Kahvaltı Sofrası’nda yok. Van Kahvaltı Sofrası’nda örgü peyniri, otlu peynir, tulum peynir ve cinsini bilmediğim bir peynir cinsi daha var. Tüm peynirler lezzetli, sadece otlu peyniri yağı az olduğu için daha az lezzetli buluyoruz.

Cacık benim sofrada en lezzetli bulduğum şeylerden biri. Cacık sütün yağı alındıktan sonra yağsız kalan lordan yapılıyor, içine lezzet katmak için tereyağı, tereotu, salatalık ve sarımsak katılıyor. Cacıkta süzme yoğurttan yapılmış kıvamı var ve lezzetli.

Murtağa un yumurta ve yağ ile yapılıyor. Un yağda iyice kavruluyor, pembeleştikten sonra çırpılan yumurta üzerine dökülüp kavruluyor. Un ve yumurta ile yapılan tipik Doğu yemeklerinden biri, ilk defa murtağa yedim ve lezzet olarak fena bulmadım.

Kavut süte bandırılan buğday, mısır unu ve tereyağı ile yapılıyor. Kahvaltıda üzerine bal ya da reçel dökülerek yeniyor. Yine ilk defa Van Kahvaltı Sofrası’nda kavut yedim, lezzet olarak bana sıradan geldi.

Van Kahvaltı Sofrası’nda yediğimiz diğer şeylerde özenli ve lezzetliydi. Özellikle kavurmalı yumurtaya ve zeytinlerine bayıldım. Van Kahvaltı Sofrası’nda fiyatlar oldukça makul. Kişi başına 6-15TL gibi bir ücretle doymak ve gayet lezzetli yemekler yemek mümkün.

Adres 1: Atatürk Bulvarı No.168/2 (Büyükşehir Belediyesi arkası. Unkapanı’ndan Aksaray’a doğru giderken, bisikletçilerin olduğu altgeçitten hemen sonra solda kalıyor) Aksaray İstanbul

Telefon1: 0212 522 08 59
Adres2: Kapı İlyas Mah. Venedik Cad. Mihri Hatun Sok. No.7 Samatya İstanbul
Telefon2: 0212 589 89 65
Internet adresi: http://vankahvaltisofrasi.com.tr/