Halil Ibrahim Sark Sofrasi

Daha önce bahsettiğim gibi Fatih Aksaray Horhor’da 40-50 kadar kebapçı var. Bu kebapçılar arasında çok fazla fark yok, hepsi hem menüleri hem de kaliteleri açısından birbirine benziyorlar. Bu kebapçıların çoğunluğu son 10-15 yılda İstanbul’a gelmişler, aslında bu kebapçılar Horhor yerine başka bir semtte olsalar bulundukları semtin en iyi kebapçısı olurlar. Örneğin Kadıköy iskele civarı, Şişli ya da Beşiktaş’ta Horhor’daki bu kebapçıların herhangi biri ayarında bir kebapçı şu an itibariyle yok.

Halil İbrahim Şark Sofrası’da Horhor’da ve Fatih’te şubeleri bulunan Urfa asıllı bir kebapçı. Horhor’da konum olarak Sofular Caddesinin hemen girişinde Neden Urfa ve Şavak Usta’nın hemen yanında.

Halil İbrahim Şark Sofrası civarda bulunan diğer kebapçılar gibi alçak masalar ve kürsülerle döşenmiş, servis çok samimi, duvarlarda buraya gelmiş ünlüler ve Urfa’nın resimleri var ve menü aynı: kebap, lahmacun, çiğ ve içli köfte ve pide var…

Siparişimizi vermeden önce masamız yine tipik olduğu üzere salata ve yeşilliklerle donatılıtılıyor.

Ardından önden siparişini verdiğim tek lahmacun geliyor. Yazdıklarımı takip edenler bilirler, Urfa tipi, yumuşak hamurlu ve yağlı kıyma kullanılan lahmacunun hastasıyımdır, Halil İbrahim Şark Sofrası tam benim sevdiğim tipte lahmacun yapıyor.
Ardından kebap olarak ısmarladığım haşhaşlı kebap geliyor. Kıyma elde bıçakta çekilmiş ve enfes. Sade bir sunumla bulgur üzerinde közlenmiş biber ve domatesle sunuluyor.

Bu enfes ziyafeti müesssese ikramı çay ile noktalıyoruz. Halil İbrahim Sofrasında Horhordaki diğer kebapçılar gibi fiyatlar gayet uygun: Adana, Urfa kebap ve tavuk şiş 10TL, fıstıklı ve haşhaşlı kebap 12TL, karışık kebap 20TL, içli köfte 2.5TL, lahmacun 2TL, bardakta ayran 1TL.

Adres (Horhor merkez): Sofular Mah. Sofular Cad. No.54 Aksaray İstanbul
Telefon: 0212 621 77 32

Adres (Fatih): Fevzipaşa Cad. No.13 Fatih İstanbul
Telefon: 0212 635 40 15 / 534 48 08
Internet sitesi: http://halilibrahimsarksofrasi.com.tr/

Reklamlar

>Halil Ibrahim Sark Sofrasi

>

Daha önce bahsettiğim gibi Fatih Aksaray Horhor’da 40-50 kadar kebapçı var. Bu kebapçılar arasında çok fazla fark yok, hepsi hem menüleri hem de kaliteleri açısından birbirine benziyorlar. Bu kebapçıların çoğunluğu son 10-15 yılda İstanbul’a gelmişler, aslında bu kebapçılar Horhor yerine başka bir semtte olsalar bulundukları semtin en iyi kebapçısı olurlar. Örneğin Kadıköy iskele civarı, Şişli ya da Beşiktaş’ta Horhor’daki bu kebapçıların herhangi biri ayarında bir kebapçı şu an itibariyle yok. 

Halil İbrahim Şark Sofrası’da Horhor’da ve Fatih’te şubeleri bulunan Urfa asıllı bir kebapçı. Horhor’da konum olarak Sofular Caddesinin hemen girişinde Neden Urfa ve Şavak Usta’nın hemen yanında. 

Halil İbrahim Şark Sofrası civarda bulunan diğer kebapçılar gibi alçak masalar ve kürsülerle döşenmiş, servis çok samimi, duvarlarda buraya gelmiş ünlüler ve Urfa’nın resimleri var ve menü aynı: kebap, lahmacun, çiğ ve içli köfte ve pide var…

Siparişimizi vermeden önce masamız yine tipik olduğu üzere salata ve yeşilliklerle donatılıtılıyor.

Ardından önden siparişini verdiğim tek lahmacun geliyor. Yazdıklarımı takip edenler bilirler, Urfa tipi, yumuşak hamurlu ve yağlı kıyma kullanılan lahmacunun hastasıyımdır, Halil İbrahim Şark Sofrası tam benim sevdiğim tipte lahmacun yapıyor.

Ardından kebap olarak ısmarladığım haşhaşlı kebap geliyor. Kıyma elde bıçakta çekilmiş ve enfes. Sade bir sunumla bulgur üzerinde közlenmiş biber ve domatesle sunuluyor.

Bu enfes ziyafeti müesssese ikramı çay ile noktalıyoruz. Halil İbrahim Sofrasında Horhordaki diğer kebapçılar gibi fiyatlar gayet uygun: Adana, Urfa kebap ve tavuk şiş 10TL, fıstıklı ve haşhaşlı kebap 12TL, karışık kebap 20TL, içli köfte 2.5TL, lahmacun 2TL, bardakta ayran 1TL.

Adres (Horhor merkez): Sofular Mah. Sofular Cad. No.54 Aksaray İstanbul

Telefon: 0212 621 77 32

Adres (Fatih): Fevzipaşa Cad. No.13 Fatih İstanbul

Telefon: 0212 635 40 15 / 534 48 08

Internet sitesi: http://halilibrahimsarksofrasi.com.tr/


Ozkilis Kebap & Lahmacun Salonu

İstanbul’un en tarihi semtlerinden olan Fatih gastronomi açısından da çok zengin bir semt, Fatih’te kıyıda köşede kalmış ufak bir dükkanda inanılmaz lezzetler bulabiliyorsunuz. İstanbul’un en lezzetli semti neresi diye sorsalar benim cevabım Fatih olurdu. 

Bir lokantaya lezzetli yemekler yaptıran oranın müşteri profilidir. Örneğin turistik lokantalarda iyi yemek bulmak mucize gibidir, işletmeci çoğu müşterisinin sadece tek seferlik olduğunu bilir ve müşteriyi memnun edip tekrar tekrar gelmesini sağlamak yerine müşteriden tek seferde sağlayabileceği maksimum faydayı sağlamaya çalışır. Fatih’te ise bu lezzetli lokantaların ortaya çıkmasını sağlayan bir müşteri profili olmalı. Sanıyorum geleneksel aile yapısı nedeniyle Fatih’te insanlar ev dışında az yemek yiyorlar ve lokantalar müşteri kazanabilmek için standartları yüksek tutmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca sıkı komşuluk ilişkileri sebebiyle müşterisini aldatan esnafın burada fazla açık kalma şansı olmuyor, fısıltı gazetesi devreye girip müşteriyi aldatan esnafı deşifre ediyor ve bir süre sonra böyle yerler kapanıyorlar. Tüm bu şartlar Fatih’teki esnafı müşteriyi devamlı memnun tutmaya zorluyor ve ortaya harika esnaf lokantaları çıkıyor.

Özkilis Kebap ve Lahmacun Salonu da Fatih’in ara sokaklarından birinde olan mütevazi bir yer. Bu mütevazi yeri aslında daha önce Vedat Milör ziyaret edip NTV’de programa çıkarıp bayağı bir meşhur etti. 

Bu şöhrete rağmen Özkilis’te fiyatlar hala çok uygun. Çorbalar 2.5TL, kebaplar 7-14TL arası, salatalar 3TL, lahmacun 2.5TL ve künefe 5TL.

Ziyafete lebeniye çorbası, gavurdağı salata ve içli köfte ile başlıyoruz. Lebeniye çorbası Antep yuvarlama çorbasının hemen hemen aynısı, kullanılan malzemeler aynı, yuvarlamada et suyu tadı daha belirginken lebeniyede yoğurt tadı daha belirgin. Enfes bir çorba içimiz ısınıyor. Gavurdağı salatamız bol cevizli ve nar ekşisi pek lezzetli. İçli köfte yağda kızarmış içinde kıyması bol. Müthiş bir başlangıç ve şu ana kadar yediklerimiz geldiğimiz yerin ne kadar lezzetli olduğunu zaten gösteriyor.

Ardından Özkilis’in en meşhur yemeği olan lahmacunumuz geliyor. Vedat Milör buradaki lahmacun için İstanbul’da yediğim en iyi lahmacun diyordu. Benim şahsi kanaatime göre lahmacunu gruplara ayırıp her grubun en iyisini ayrı ayrı seçmek lazım. Lahmacunun Antep usulü var, Urfa usulü var, kıtır olanı var, yumuşak hamurlusu var, bol yağlı olanı var az yağlı olanı var her bir kategoride en iyiler farklı. Özkilis’de lahmacun Antep (Kilis) usulü, ince, kıtır ve az yağlı, bu kategorinin şüphesiz en iyi lahmacunlarından biri. Sarımsaklı ve soğanlı olmak üzere 2 tip lahmacunları var, özellikle sarımsaklısı daha lezzetli. Lahmacunda beğendiklerim hamurunu çok ince açmaları, lahmacunu odun ateşinde taş fırında pişirmeleri ve tüm işlemin gözünüzün önünde olması oldu. Beğenmediğim ise lahmacunun malzemesinin az olması ve lahmacunun kuru olması oldu; biraz daha yağlı kıyma kullanmalarını tercih ederdim.

Lahmacunun ardından garsonumuzun tavsiyesiyle porsiyon kuzu şişimiz geliyor. Kuzu şiş gerçek kuzu şiş, et yumuşacık ve bol kekikli enfes bir şey. Tabakta şiş yanında iri taneli bulgur pilavı da enfes. Özkilis’de daha pekçok kebap çeşidi var, diğerlerini de denemek lazım. Ama edindiğim izlenim kebap konusunda hayal kırıklığına uğratmayacak biryer olduğu yönünde Özkilis’in.

Son olarak menüdeki tek tatlı seçeneği olan künefeyi alıyoruz. Künefede benim için en önemli lezzet faktörü künefedeki peynirin lezzetidir, Özkilis’te ise benim damak tadıma göre künefe ortalama, peynirinde yeterince süt tadı maalesef yok.

Özkilis Kebap & Lahmacun Salonu haftanın hergünü akşam saat 9:30’a kadar açık. Rezervasyon alınmıyor, bazı saatlerde Özkilis tamamen dolu oluyor ve masa boşalmasını beklemek gerekebiliyor.

Adres: Hırka-ı Şerif Cad. Bedrettin Simavi Sk. No.5 YavuzSultanSelim Fatih İstanbul

Telefon: 0212 523 44 57 / 523 74 11


>Ozkilis Kebap & Lahmacun Salonu

>

İstanbul’un en tarihi semtlerinden olan Fatih gastronomi açısından da çok zengin bir semt, Fatih’te kıyıda köşede kalmış ufak bir dükkanda inanılmaz lezzetler bulabiliyorsunuz. İstanbul’un en lezzetli semti neresi diye sorsalar benim cevabım Fatih olurdu. 

Bir lokantaya lezzetli yemekler yaptıran oranın müşteri profilidir. Örneğin turistik lokantalarda iyi yemek bulmak mucize gibidir, işletmeci çoğu müşterisinin sadece tek seferlik olduğunu bilir ve müşteriyi memnun edip tekrar tekrar gelmesini sağlamak yerine müşteriden tek seferde sağlayabileceği maksimum faydayı sağlamaya çalışır. Fatih’te ise bu lezzetli lokantaların ortaya çıkmasını sağlayan bir müşteri profili olmalı. Sanıyorum geleneksel aile yapısı nedeniyle Fatih’te insanlar ev dışında az yemek yiyorlar ve lokantalar müşteri kazanabilmek için standartları yüksek tutmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca sıkı komşuluk ilişkileri sebebiyle müşterisini aldatan esnafın burada fazla açık kalma şansı olmuyor, fısıltı gazetesi devreye girip müşteriyi aldatan esnafı deşifre ediyor ve bir süre sonra böyle yerler kapanıyorlar. Tüm bu şartlar Fatih’teki esnafı müşteriyi devamlı memnun tutmaya zorluyor ve ortaya harika esnaf lokantaları çıkıyor.

Özkilis Kebap ve Lahmacun Salonu da Fatih’in ara sokaklarından birinde olan mütevazi bir yer. Bu mütevazi yeri aslında daha önce Vedat Milör ziyaret edip NTV’de programa çıkarıp bayağı bir meşhur etti. 

Bu şöhrete rağmen Özkilis’te fiyatlar hala çok uygun. Çorbalar 2.5TL, kebaplar 7-14TL arası, salatalar 3TL, lahmacun 2.5TL ve künefe 5TL.

Ziyafete lebeniye çorbası, gavurdağı salata ve içli köfte ile başlıyoruz. Lebeniye çorbası Antep yuvarlama çorbasının hemen hemen aynısı, kullanılan malzemeler aynı, yuvarlamada et suyu tadı daha belirginken lebeniyede yoğurt tadı daha belirgin. Enfes bir çorba içimiz ısınıyor. Gavurdağı salatamız bol cevizli ve nar ekşisi pek lezzetli. İçli köfte yağda kızarmış içinde kıyması bol. Müthiş bir başlangıç ve şu ana kadar yediklerimiz geldiğimiz yerin ne kadar lezzetli olduğunu zaten gösteriyor.

Ardından Özkilis’in en meşhur yemeği olan lahmacunumuz geliyor. Vedat Milör buradaki lahmacun için İstanbul’da yediğim en iyi lahmacun diyordu. Benim şahsi kanaatime göre lahmacunu gruplara ayırıp her grubun en iyisini ayrı ayrı seçmek lazım. Lahmacunun Antep usulü var, Urfa usulü var, kıtır olanı var, yumuşak hamurlusu var, bol yağlı olanı var az yağlı olanı var her bir kategoride en iyiler farklı. Özkilis’de lahmacun Antep (Kilis) usulü, ince, kıtır ve az yağlı, bu kategorinin şüphesiz en iyi lahmacunlarından biri. Sarımsaklı ve soğanlı olmak üzere 2 tip lahmacunları var, özellikle sarımsaklısı daha lezzetli. Lahmacunda beğendiklerim hamurunu çok ince açmaları, lahmacunu odun ateşinde taş fırında pişirmeleri ve tüm işlemin gözünüzün önünde olması oldu. Beğenmediğim ise lahmacunun malzemesinin az olması ve lahmacunun kuru olması oldu; biraz daha yağlı kıyma kullanmalarını tercih ederdim.

Lahmacunun ardından garsonumuzun tavsiyesiyle porsiyon kuzu şişimiz geliyor. Kuzu şiş gerçek kuzu şiş, et yumuşacık ve bol kekikli enfes bir şey. Tabakta şiş yanında iri taneli bulgur pilavı da enfes. Özkilis’de daha pekçok kebap çeşidi var, diğerlerini de denemek lazım. Ama edindiğim izlenim kebap konusunda hayal kırıklığına uğratmayacak biryer olduğu yönünde Özkilis’in.

Son olarak menüdeki tek tatlı seçeneği olan künefeyi alıyoruz. Künefede benim için en önemli lezzet faktörü künefedeki peynirin lezzetidir, Özkilis’te ise benim damak tadıma göre künefe ortalama, peynirinde yeterince süt tadı maalesef yok.

Özkilis Kebap & Lahmacun Salonu haftanın hergünü akşam saat 9:30’a kadar açık. Rezervasyon alınmıyor, bazı saatlerde Özkilis tamamen dolu oluyor ve masa boşalmasını beklemek gerekebiliyor.

Adres: Hırka-ı Şerif Cad. Bedrettin Simavi Sk. No.5 YavuzSultanSelim Fatih İstanbul

Telefon: 0212 523 44 57 / 523 74 11


Akdeniz Hatay Sofrasi pazar kahvaltisi

Akdeniz Hatay Sofrası’nın yemeklerini daha önceden yazmıştım (önceki yazının linki). Burası bir hayli zamandır pazar brunch’larımızın da favori mekanı oldu, Hatay’ın yöresel kahvaltılıklarıyla bezenmiş bu kahvaltı pazar sabahları 8:30 ile 13:00 arasında oluyor, 121 çeşit yiyecek var ve kahvaltının toplam ücreti kişi başına 27TL, 6-12 yaş grubu da %50 indirimli. Gitmek isterseniz mutlaka rezervasyon yaptırın, bazen yer bulunmuyor. (fiyat bilgisi enson Nisan 2012’de güncellenmiştir)
Kahvaltıda olan ürünlerin dizili olduğu ana masanın görünümü aşağıda. Bu manzarayı ilk görenlerin tepkisi genelde gözlerinin dönmesi oluyor, bu kadar çeşidin yanında asıl daha güzel olan masadaki 121 ürünün tamamının da özenle ve en iyi malzemeler kullanılarak hazırlanmış olması. İşletmenin sahibi Mehmet Deveci ve oğlu için gelenler müşteri değil gerçekten misafir. Hem yemeklerin hazırlanmasındaki özenden hem de herkesle tek tek ilgilenmelerinden bu belli oluyor.

Neyse kolları sıvayıp kahvaltımıza başlayalım artık. Çorbalardan mercimek ve yoğurtlu buğday var bugün, bu sabahlık çorbayı boş geçip peynirlere yönelelim. Burada en sevdiğim uygulamalardan biri her kahvaltılığın yanında ismi ve yöresi yazıyor. Hatay’dan gelmiş 8-9 çeşit peynir var, yanına da hangi köyden geldiklerini yazmışlar. Biraz sürk peyniri, yanına biraz da örme peynir alalım.

Masanın diğer ucunda enfes kovan balı, kaymak, tereyağı ve reçeller var. Ben bunları geçip yukarıdaki acılı buğday aşına uzanıyorum, oldukça acılı olan bu aş ne kadar ihtiyacımız olmasa da iştahımızı açar. Hemen yanında firikli biber dolması ve Harbiye usulü yaprak sarma var. Biber dolması kuş üzümlü, leziz; yaprak sarma ise Egeli eşimden çok iyi not alıyor.

Geçelim orta kısma, kaya koruğu enfes görünüyor. Bu otu İstanbul’da yapan başka yer var mı bilmem en son İzmir’de yemiştim, bir çatalda bu haşlanıp üzerinde zeytinyağı ve limon gezdirilmiş ekşili ottan alalım. Hemen yanında benim Akdeniz Hatay Sofrası’nda en favori mezelerimden olan muhammara var, bol cevizli muhammaradan 2 kaşık almadan olmaz. Humusun da bir tadına bakalım, ben humusa ilk olarak Lübnan lokantalarında alıştım, Hatay’ın kimyonsuz humusu hala bana çok lezzetli gelmiyor. Tabii yarma Hatay zeytinini ve zahter salatasını boş geçmek olmaz, her ikisi de enfes Hatay zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş. Bir kaşık ta abugannuş alalım, patlıcanın tam mevsimindeyiz şimdi. Falafelden de bir tane alalım, enfes bir şekilde pişmiş dışı kıtır ama içi yumuşak ve sulu.

Son olarak hamurişlerine ve şerbetlere bakalım. Bir parça biberli ekmek olmadan Hatay yemeği gitmez. Tencerenin içinde nefis sembusekler görünüyor, ondan da bir tane alalım. Sigara böreği, zeytinli poğaça, simit gibi şeyler de var ama iştahımızı Hatay’ın yöresel lezzetlerine saklıyoruz. Şerbet olarak karadut ve gül şerbeti var. Daha önceki seferlerde ikisini de denemiştim, gül şerbeti çok şekerli gelmişti; karadut benim ağız tadıma daha uygun. Bu seferlik açık çay ile kahvaltımızı yapalım.
Kahvaltımızı edip gazetelerimizi okuduktan sonra saat 1’e yaklaşmış. Çıkmadan önce tatlılara da şöyle bir bakalım. Katmer yapmışlar, daha önce yemiştim nefis yapıyorlar katmeri burada. Masada sütlaç da var, bunu da önceden denemiştim güzel bir sütlaç. Kerebiç tatlısı var, bir tane alıp ucundan tadına bakalım. Bana çok kuru geldi, belki Mersin kerebiçine damağım alışık olduğundandır ama çok hoşuma gitmedi. Ceviz tatlısından bir tane, kabak tatlısında da birer tane alalım, turunç ile patlıcan tatlısı bir sonraki sefere. Ceviz tatlısına bayıldım, zaten içine ceviz giren şeyleri genelde severim. Hatay usulü kabak tatlısı kabaklar sönmemiş kireç içinde bekletilerek yapılıyor, kabaklar kıtır hale geliyor. Ben geleneksel kabak tatlısını daha çok seviyorum ama bu halini beğenen çok kişi de var. Tatlı kısmına meyvelerin yanına közlenmiş tatlı patates koymuşlar, ne kadar hoş. Bir aralar İstanbul’da bu patatesi manavlarda marketlerde arayıp zor bulmuştum, çok lezzetli ve az bulunur bir patates.

Adres: İskenderpaşa Mah. Ahmediye Cad. No.44 Fatih İstanbul (Vatan Hastanesi karşısı Historia AVM yanı)
Telefon: 0212 531 33 33

Internet sitesi: http://www.akdenizhataysofrasi.com.tr/

>Akdeniz Hatay Sofrasi pazar kahvaltisi

>

Akdeniz Hatay Sofrası’nın yemeklerini daha önceden yazmıştım (önceki yazının linki). Burası bir hayli zamandır pazar brunch’larımızın da favori mekanı oldu, Hatay’ın yöresel kahvaltılıklarıyla bezenmiş bu kahvaltı pazar sabahları 8:30 ile 13:00 arasında oluyor, 121 çeşit yiyecek var ve kahvaltının toplam ücreti kişi başına 21TL, 6-12 yaş grubu da %50 indirimli. Gitmek isterseniz mutlaka rezervasyon yaptırın, bazen yer bulunmuyor. 
Kahvaltıda olan ürünlerin dizili olduğu ana masanın görünümü aşağıda. Bu manzarayı ilk görenlerin tepkisi genelde gözlerinin dönmesi oluyor, bu kadar çeşidin yanında asıl daha güzel olan masadaki 121 ürünün tamamının da özenle ve en iyi malzemeler kullanılarak hazırlanmış olması. İşletmenin sahibi Mehmet Deveci ve oğlu için gelenler müşteri değil gerçekten misafir. Hem yemeklerin hazırlanmasındaki özenden hem de herkesle tek tek ilgilenmelerinden bu belli oluyor.

Neyse kolları sıvayıp kahvaltımıza başlayalım artık. Çorbalardan mercimek ve yoğurtlu buğday var bugün, bu sabahlık çorbayı boş geçip peynirlere yönelelim. Burada en sevdiğim uygulamalardan biri her kahvaltılığın yanında ismi ve yöresi yazıyor. Hatay’dan gelmiş 8-9 çeşit peynir var, yanına da hangi köyden geldiklerini yazmışlar. Biraz sürk peyniri, yanına biraz da örme peynir alalım.

Masanın diğer ucunda enfes kovan balı, kaymak, tereyağı ve reçeller var. Ben bunları geçip yukarıdaki acılı buğday aşına uzanıyorum, oldukça acılı olan bu aş ne kadar ihtiyacımız olmasa da iştahımızı açar. Hemen yanında firikli biber dolması ve Harbiye usulü yaprak sarma var. Biber dolması kuş üzümlü, leziz; yaprak sarma ise Egeli eşimden çok iyi not alıyor.

Geçelim orta kısma, kaya koruğu enfes görünüyor. Bu otu İstanbul’da yapan başka yer var mı bilmem en son İzmir’de yemiştim, bir çatalda bu haşlanıp üzerinde zeytinyağı ve limon gezdirilmiş ekşili ottan alalım. Hemen yanında benim Akdeniz Hatay Sofrası’nda en favori mezelerimden olan muhammara var, bol cevizli muhammaradan 2 kaşık almadan olmaz. Humusun da bir tadına bakalım, ben humusa ilk olarak Lübnan lokantalarında alıştım, Hatay’ın kimyonsuz humusu hala bana çok lezzetli gelmiyor. Tabii yarma Hatay zeytinini ve zahter salatasını boş geçmek olmaz, her ikisi de enfes Hatay zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş. Bir kaşık ta abugannuş alalım, patlıcanın tam mevsimindeyiz şimdi. Falafelden de bir tane alalım, enfes bir şekilde pişmiş dışı kıtır ama içi yumuşak ve sulu.

Son olarak hamurişlerine ve şerbetlere bakalım. Bir parça biberli ekmek olmadan Hatay yemeği gitmez. Tencerenin içinde nefis sembusekler görünüyor, ondan da bir tane alalım. Sigara böreği, zeytinli poğaça, simit gibi şeyler de var ama iştahımızı Hatay’ın yöresel lezzetlerine saklıyoruz. Şerbet olarak karadut ve gül şerbeti var. Daha önceki seferlerde ikisini de denemiştim, gül şerbeti çok şekerli gelmişti; karadut benim ağız tadıma daha uygun. Bu seferlik açık çay ile kahvaltımızı yapalım.
Kahvaltımızı edip gazetelerimizi okuduktan sonra saat 1’e yaklaşmış. Çıkmadan önce tatlılara da şöyle bir bakalım. Katmer yapmışlar, daha önce yemiştim nefis yapıyorlar katmeri burada. Masada sütlaç da var, bunu da önceden denemiştim güzel bir sütlaç. Kerebiç tatlısı var, bir tane alıp ucundan tadına bakalım. Bana çok kuru geldi, belki Mersin kerebiçine damağım alışık olduğundandır ama çok hoşuma gitmedi. Ceviz tatlısından bir tane, kabak tatlısında da birer tane alalım, turunç ile patlıcan tatlısı bir sonraki sefere. Ceviz tatlısına bayıldım, zaten içine ceviz giren şeyleri genelde severim. Hatay usulü kabak tatlısı kabaklar sönmemiş kireç içinde bekletilerek yapılıyor, kabaklar kıtır hale geliyor. Ben geleneksel kabak tatlısını daha çok seviyorum ama bu halini beğenen çok kişi de var. Tatlı kısmına meyvelerin yanına közlenmiş tatlı patates koymuşlar, ne kadar hoş. Bir aralar İstanbul’da bu patatesi manavlarda marketlerde arayıp zor bulmuştum, çok lezzetli ve az bulunur bir patates.

Adres: İskenderpaşa Mah. Ahmediye Cad. No.44 Fatih İstanbul (Vatan Hastanesi karşısı Historia AVM yanı)
Telefon: 0212 531 33 33

Internet sitesi: http://www.akdenizhataysofrasi.com.tr/

Hatay Has Kral Sofrasi

Müthiş bir mutfağı var Hatay’ın, tanıdıkça ve yeni lezzetlerini keşfettikçe hayranlığım daha da artıyor. Hatay öyle bir yer ki Araplar da var, Hıristiyanlar da, Yahudiler de ve tabii Müslümanlarda. Bu kültürel zenginlik Hatay’ın mutfağına da yansımış.

Hatay Has Kral Sofrası Horhor’da Ragıp Bey Sokakta. Yeni sayılabilecek bir yer, sahibi 2001 yılında künefe yapıp satarak işe başlamış, 2004 yılında Hatay yemekleri de yapmaya başlamışlar. Şimdi ise Hatay mutfağından oldukça geniş bir yelpaze sunuyorlar. Türkiye’ye gelen Araplar da Horhor’da ufak bir sokağın içindeki bu restoranı her nasılsa keşfetmişler, gelen müşterilerin yarısından çoğu Arap turistler.
Restoranının oldukça ferah ve iyi döşenmiş bir salonu var, Horhor’da genelde salaş olan diğer kebapçılarla kıyaslandığında Hatay Has Kral Sofrası istisna bir yer.

Restoranın geniş bir meze ve kebap menüsü var. Aşağıdaki resme tıklayıp restoranda olan bazı lezzetlere göz atmanızı öneririm. En iddialı oldukları yemekler tuzda tavuk, tuzda kuzu ve testi kebabı, bunların hepsi için en az 3 saat öncesinden sipariş vermek gerekiyor ve en az 5 kişi için hazırlanıyor. Bunların dışında yöresel yemek olarak mezelerden zahter salatası, tebbuli, humus, muhammara, abugannuş, mütebbel, yöresel kebaplardan piliç kapama, kağıt kebabı, belen tava, tepsi kebabı, Arap tava var.

Ben bu sefer önden karışık bir meze tabağı istedim, içinde humus, muhammara ve abugannuş var. Abugannuş enfesti, muhammara bol acılı ama benim hoşuma gitti humus ise eh işte.

Kırma zeytinli zahter salatası ne zaman bir Hatay lokantasına gitsem yemeden edemediğim bir lezzet. Zahter bir çeşit yabani kekik, bizde Hatay’da yetişiyor, Lübnan ve Suriye mutfağında da yaygın kullanılıyor. Zeytin de Hatay’dan. Salatada zahter dışında maydanoz, kırmızı biber ve az domates, sos olarak nar ekşişi ve zeytinyağı var. Enfes…

Arap tavayı ilk defa Hatay Has Kral Sofrasında denedim. Bıçakta çekilmiş kuzu kıymasından yapılıyor Arap tava, içinde ayrıca soğan, maydanoz, domates ve tereyağı var. Bıçak kıyması zaten yemeğe apayrı bir lezzet katmış, domates ise sulu olmasını ve biraz ekşi olmasını sağlamış. Lezzet harika.

Hatay Has Kral sofrasına bir başka gidişimizde eşim tepsi kebabı ben Harbiye usulü tavuk denedim. Eşimin tepsi kebabından tattım bence cok lezzetliydi. Eşim ise bu kebabın Hatay’da daha lezzetli yapıldığını soyledi. Kebabı insanlar kasaba gidip sipariş ediyormuş. Kasap büyük bir bıçakla kuzu etini kıyma haline getirip tepsiye koyuyor ve yakındaki bir fırına yolluyormuş. Fırında tepside bir süre pişen kıyma tepsi kebabı oluyor. Benim Harbiye usulü tavuğum da çok lezzetliydi. Tavuk salçali bir sosta bekletilmiş ve daha sonra ızgarada pişmiş.

Hatay Has Kral Sofrasında tatlı olarak künefenin haricinde, domates, kabak, patlıcan, turunç, incir ve ceviz tatlıları var.
Bu arada Hatay Has Kral Sofrası’nın çok iyi olan servisini de belirtmeden geçemeyeceğim. Geldiğim andan gidene kadar servis çok hızlı, hatasız ve saygılıydı. Araba ile gelenler için vale park servisleri de mevcut.
Hatay Has Kral Sofrası’nın fiyatları standart Horhor fiyatlarının biraz üstünde. Örnek vermek gerekirse zeytinli zahter salatası 7TL, humus 6TL, kıymalı kebap 12TL, fıstıklı kebap 13TL, Arap tava 12TL. Tam bir tavuğun olduğu tuzda tavuk 35TL.
Internet sitesi: http://www.hatayhaskralsofrasi.com/
Adres: Sofular Mah. Ragıp Bey Sok. No.25 Aksaray Fatih İstanbul
Telefon: 0212 534 97 07 / 534 97 08